Meydanlar Doldu, Masa Boş Kaldı
Meydanlar Doldu, Masa Boş Kaldı
Merhaba,
CHP’de yaşanan tartışma artık “kim haklı” tartışması değildir.
Bu mesele doğrudan parti yönetme kapasitesi meselesine dönüşmüştür.
Çünkü siyasette esas olan kişileri değil, kurumu koruyabilmektir.
Siyasette Asıl Mesele: Kurum Yönetimi
Bugün kamuoyuna yansıyan tabloya bakıldığında hem Kemal Kılıçdaroğlu hem de Özgür Özel cephesinin parti menfaatinden çok siyasi pozisyonlarını koruma refleksiyle hareket ettiği izlenimi oluşuyor.
Özellikle Özgür Özel yönetimi açısından dikkat çeken nokta şudur:
Sokağa çıkma çağrılarında gösterilen enerji ve ısrarın, diyalog zemini oluşturmak konusunda aynı kararlılıkla ortaya konduğu görülmedi.
Kamuoyunun gördüğü gerçek budur.
Miting Kolay, Yönetim Zor
Miting düzenlemek kolaydır.
Kalabalığı hareketlendirmek de kolaydır.
Zor olan; gerilimi düşürmek, masayı dağıtmamak ve partiyi krizden çıkarmaktır.
Siyaset bağırarak değil, çözüm üreterek büyür.
Sadece CHP’ye Yönelik Bir Tablo Değil
Üstelik ortada sadece CHP’ye yönelik bir denetim tablosu da yok.
2026 İçişleri Bakanlığının Nisan verilerine göre belediyeler hakkında verilen soruşturma izinleri şöyle:
- AK Parti: 667
- CHP: 371
- MHP: 128
- DEM Parti: 18
- İYİ Parti: 9
- Diğer partiler: 260
Bu tablo, denetim süreçlerinin birçok partiye uzandığını açık biçimde gösteriyor.
Vatandaşın Beklentisi
Tam da bu nedenle CHP yönetiminin sürekli gerilim üreten bir dil yerine; şeffaflık, iç denetim ve hukuk vurgusunu öne çıkarması gerekirdi.
Çünkü vatandaş artık slogan değil, devlet ciddiyeti görmek istiyor.
Selam ve saygılarımla