SİYASET, TOPLUMU UZLAŞTIRMA SANATIDIR

Şub 6, 2026 - 10:58
SİYASET, TOPLUMU UZLAŞTIRMA SANATIDIR

Rahmetli Süleyman Demirel’in sıkça söylediği bir söz vardı:
Kırıp dökmeden siyaset yapmak.”

Peki siyaset, öfkeleri yarıştırmak mıdır?

Muhalefet partileri sık sık emeklinin maaşını, memurun geçim sıkıntısını, çalışanların alım gücündeki düşüşü dile getiriyor.
Doğru mu yapıyorlar?
Evet.
Ama eksik yapıyorlar.

Çünkü muhalefetin yaptığı çoğu zaman yalnızca bir durum tespiti.
Oysa vatandaş o sonucu zaten yaşıyor. Hem de her gün, bizzat kendi hayatında.

Halkın bilmediği şey “ne oldu?” sorusunun cevabı değil.
Halk şu soruların yanıtını bekliyor:
Neden oldu?
Nasıl düzelecek?
Kim düzeltecek?
Hangi yöntemle düzelecek?

Ana ya da yardımcı muhalefet partileri, ekonomik durgunluğu bitirecek, yoksulluğu ortadan kaldıracak somut yol haritalarını ortaya koyuyor mu?
Ne yazık ki hayır.

Oysa ekonomik durgunluk gökten inmiyor.
Her sonucun mutlaka bir sebebi var.
Sebep konuşulmadan çözüm üretilemez.

Ancak ekonomi konuşulurken çoğu zaman hamaset artıyor, dil sertleşiyor, öfke yükseliyor.
Oysa siyaset de ekonomi politikası da bir öfke yarışı değildir.

Kalpler kırılmadan siyaset yapılamaz mı?

Unutmamak gerekir ki bu ülkede farklı düşünen milyonlarca insan var.
Kimi destekler, kimi eleştirir; ama hepsi bu ülkenin insanı.

Siyaset insan için yapılır.
İnsan ise yalnızca akıldan ibaret değildir.
Kalbi vardır, duyguları vardır.
Beklentileri, kaygıları, endişeleri vardır.

Gerçek değişim, insanın hem aklına hem de kalbine hitap edebilen bir siyasetle mümkündür.
Bağırarak değil, anlatarak.
Kırarak değil, kazanarak.

Ve belki de en önemlisi: umut vererek.
Çünkü bu ülkenin en çok ihtiyacı olan şey umutsuzluk değildir; gerçekçi ve inandırıcı bir umuttur.

İnanıyorum ki doğru dil, doğru teşhis ve doğru çözümlerle ekonomi de düzelir, toplumsal iklim de değişir.
Yeter ki sonuçları değil, sebepleri konuşalım.
Ve çözümü somut biçimde ortaya koyalım.

Ekonomi sadece cebimizi değil, geleceğimizi de belirler.
Bu nedenle tartışmayı büyütelim; ama bunu kalpleri kırmadan yapalım.

Yani siyaseti, toplumu kucaklayan bir uzlaşma diliyle yapalım.