DERİN ve SINIRÖTESİ GAZETECİLİK ve 42 YILDIR TÜM İDDİALARIMIZIN ‘DOĞRU’ ÇIKMASININ GERÇEK SEBEPLERİ!..

Nis 29, 2026 - 21:11
Nis 30, 2026 - 00:22
DERİN ve SINIRÖTESİ GAZETECİLİK ve 42 YILDIR TÜM İDDİALARIMIZIN ‘DOĞRU’ ÇIKMASININ GERÇEK SEBEPLERİ!..

1982 ile 2026 yılına kadar Konya Merkezli Konya’nın Sesi/(Anadolu Bugün) gazetesinde, Ankara merkezli ulusal Anayurt gazetesinde ve Ankara merkezli Başkent Postası Haber Portalı internet sitesinde bugüne kadar (1082 ile 2026 arasında) yapmış olduğumuz haberler ve yazmış olduğumuz köşe yazılarında bütün iddialarımızın yüzde 90’ı doğru çıkmıştır. Bilhassa Türkiye’nin kaderini değiştiren 28 Şubat, Gezi, Ergenekon ve FETÖ ile ilgili açıklamalarımız ve iddialarımız! Ayrıca 2011 yılında yazmış olduğum ŞER ÜÇGENİ kitabımda ABD ve İsrail’in bilinmeyen tüm kirli çamaşırlarını ortaya koyduğumuz gibi! Ki kaynaklarımız çok mu çok özel ve milli! Ayrıca daha sonraki yıllarda seri halinde yayınlamış olduğum Yılanların Öfkesi, DERİN GÖREV (Yılanların Öfkesi 2), KUMPAS (Yılanların Öfkesi 3) romanları (yüzde 50 gerçek yüzde 50 hayal!) kitaplarını da bir o kadar önemsiyorum! Yazmış olduğum kitaplarımın da amacı devletimize ve milletimize bir nebze de olsa katkıda bulunmaktı!

Ayrıca 1982 ve 2026 yılları arasında (44 yıl) tüm iddialarım okuyucularım ve yazılarımı ciddiye alan devlet erkanı (istihbarat, siyasiler ve güvenlik güçleri) iddia ettiğimiz olması muhtemel olayları hep merak etmiştir. Sebepleri tüm Türk halkı tarafından merak edilen olaylar! Daha doğrusu olayı biliyorsunuz ama neden olduğunu bilmiyorsunuz?! Türkiye 2014, 2015 ve 2016 yılını kazasız-belasız atlatabilişe bir tehlike yok ama asıl tehlike (asıl büyük oyunlar!) 2013, 2014 yılında gerçekleşecek! Böylesi bir tehlike zuhur ettiğinde Türkiye iç savaş yaşayabilir. Hatta dış ülkelerden biriyle savaşa bile sürüklenebilir!

İddialarımdan dolayı bana önce ‘komple teori uzmanı’ diyorlardı.  Zaman içinde olaylar gerçekleşince ‘artık bu adamın her iddiası doğru çıkıyor’ demeye başladılar. Ve adımızı kahine ve müneccime çıkardılar. 2014 yılında Konya’da KON TV’de yayınlanan 5. Mevsim Programı’nda “ŞER ÜÇGENİ” ve “Yılanların Öfkesi” kitaplarımdan uyarlanan dizinin çekimleri öncesi yapmış olduğumuz röportajda Yapımcı/Yönetmen Selim Kemal Dağlı ve senaryo uygulayıcısı Murat Serdar Şensoy ile birlikte soruları cevaplandırırken üçümüzde içinde bulunduğumuz yıl ve sonraki iki yıl için (2014, 2015 ve bilhassa 2016)  yıllarının en tehlikeli yıllar olduğunu iddia etmiştik. Çünkü FETÖ askeri darbesinin ne zaman, hangi tarihte ve nasıl yapılacağını çok iyi biliyorduk! Zaten ŞER ÜÇGENİ (Yılanların Öfkesi) dizi filmini devletimizi ve milletimizi uyarmak için çekme kararı almıştık. Hatta bu kısa süreç için Türkiye tarihinin en kritik dönemecinden geçiyor demiştik. Daha doğrusu Türkiye 2023 yılına kadar varlığını koruyabilirse tehlikeyi atlatacağı üzerine vurgu yapmıştık. Aksi takdirde dış güçler tarafından PKK, IŞID/DEAŞ VE FETÖ terör örgütlerinin yeniden silaha sarılacağını ve Türkiye’de çok büyük ve korkunç terör eylemleri yapacaklarını açıklamıştık. Ayrıca çok farklı güçlerin ve bazı devletlerin (ABD, İsrail, İngiltere, Fransa ve Yunanistan) dünyanın birçok istihbarat örgütlerinin Türkiye’de cirit attığını (Türkiye’ye yuvalandıklarını) özellikle belirtmiştik. 

O yıllarda Türkiye’nin üzerinde korkunç ve sinsi oyunlar oynanıyordu. Gezi, Ergenekon olaylarının arkasında zaten dış güçler vardı. İçeriye sızmış yabancı istihbarat örgütlerinin (bilhassa CIA ve MOSSAD) Türkiye üzerinde sahneye koydukları oyunlardan üçü çok önemliydi. Zaten 28 Şubat yaşanmıştı! Sırada Gezi, Ergenekon ve 15 Temmuz Askeri Darbe Girişimi vardı! Gerek 28 Şubat, gerek Gezi ve gerekse Ergenekon Kumpası üzerinde bildiğimiz tüm gerçekleri yazarak ve haber yaparak milletimizi ve devletimizi uyarmıştık! Asıl uyarımızı 2014 yılında çekimlere başlayacağımız ŞER ÜÇGENİ (Yılanların Öfkesi) dizi filmimizi iki yıl içinde FETÖ’nün askeri bir darbe yapacağını aleni/açık bir şekilde dizi filmimiz içinde işleyerek yine devletimizi ve milletimizi öncesinden uyarmaya karar almıştık.

Hatta CHP’deki Kaset Skandalını (Deniz Baykal’ın gideceğini yerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun geleceğini) hiçbir siyasi parti ayırımı yapmadan (CHP, MHP ve AK Parti kasetleri patlamadah) üç ay öncesinde Anayurt gazetesinde yazarak uyarmıştık. Peki, bizi ciddiye aldılar mı?! Hayır: gülüp (hatta dalga bile) geçtiler. Ve CHP, MHP ve AK Parti kasetleri patlak verdikten sonra uyarılarımız siyasi parti liderleri üzerine oldu: yani, bu tür olayları bir daha tekrarlanmaması için devlet ve millet olarak çok uyanık olmamız gerektiğini özellikle belertmiştik. Siyasi liderlerimizin de birbirlerini suçlamayı bırakıp ülkenin birlik-beraberliği ve milletin bütünlüğü için kaynaşmaları gerektiği konusunda uyarmıştık.

Çünkü bu milletin binlerce yıllık derinliği olan bir tek devleti vardı! Elbet ki tarihte bu millet onlarca devlet kurmuştur. Ve hepsi birbirinin devamıdır. Ta ki Selçuklu’ya gelinceye kadar. Sonrası Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti. O yüzden diyoruz ki bu milletin bir tek devleti var ve bu milletin gidebileceği başka hiçbir yeri yoktur.

Dış güçler zaten millet olarak birbirimize düşmemizi, birbirimizi yememizi istiyorlar. Yine o yıllarda yazmıştık: “Bilhassa şunu iddia edebilirim; eğer siyasi irade (maalesef milli irade diyemiyorum!) gerçekleri görüp uyanmazsa 2015 veya 2016 yılında Türkiye Irak ve Suriye’nin başına gelenleri birebir yaşayabilir!’ İnşallah böyle bir şey olmaz. İnşallah siyasi iradenin ötesinde milli irade girerse Türkiye bu büyük tehlikeyi atlatabilir. Mevcut iktidar da milli idareye kulak verip dış telkinlere karşı reflekslerini harekete geçirirse Türkiye bu büyük belayı da atlatabilir.”

Türkiye’nin en tehlikeli yılı 2014 ve 2015 yılıdır. 2016 yılı Türkiye’yi bekleyen korkunç ve büyük olaylara gebedir. Yani Türkiye tarihinde en büyük tehlikenin zuhur edeceği yıl 2015 yılı! Aslında 2014 ve 2015’te Türkiye’de neler olacağını çok iyi biliyorduk! Fakat bazı devlet sırlarını ifşa etmemek için bu konuda kesin ve net bir bilgi vermemiştik!

Yine o yıllarda “Yıllar önce, şu içinde yaşadığımız günlerdeki iddialarımızdan dolayı bize ‘kahin’, ‘müneccim’ diyorlardı! Ama BİZ ne kahindik ne de müneccim! İddialarımız bildiklerimizden, bilgi kaynaklarımızın doğruluğundan, bilgi kaynaklarımızın doğru oluşu ve güvenilirliği olağanüstü sağlam bir istihbarat ağımızın olduğundan kaynaklanıyordu!. Ayrıca bizim yegane amacımız, devlete ve millete olan sorumluluğumuzu yerine getirmek için bütün bu bildiklerimizi (devletimizle) paylaşarak devletin önemli/hassas birimlerini de uyarmaktı!

2014 yılında Kon TV'de yayınlanan  programda, "Şer Üçgeni" ve "Yılanların Öfkesi" eserlerinin sahibi olarak ben (Muhsin Akıl), yapımcı yönetmen Selim Kemal Dağlı ve senaryo uygulayıcısı Murat Serdar Şensoy yukarıda izah ettiğimiz bütün konulara değinerek akla gelebilecek bütün sorulara da makul/mantıklı cevaplar vermiştik. Daha önce de belirttiğimiz gibi bizim yegane amacımız çekeceğimiz dizinin sadece eğlenceye (keyifle izlemeye) yönelik değil devletimizi ve milletimizi olması muhtemel bütün tehlikelere karşı uyarmaktı. Ve ayrıca toplumumuzu bu tür tehlikeler öncesi uyandırma ve bilinçlendirmektin,