Türkiye’nin Dünyadaki Önemi, ABD-İsrail ve İran Savaşı’ndan Sonra Daha İyi Anlaşılacak

Nis 21, 2026 - 07:30
Türkiye’nin Dünyadaki Önemi, ABD-İsrail ve İran Savaşı’ndan Sonra Daha İyi Anlaşılacak

Yeni Türkiye ve Eski Türkiye arasındaki siyasi, ekonomik, stratejik, diplomatik, uluslararası itibar/kariyer/prestij ve güvenilirlik farkını izah etmek için dünyadaki gelişmeleri ve ABD başta olmak üzere Güney Amerika, Avrupa, Ortadoğu, Asya ve Uzak Doğu ülkelerinin Türkiye üzerindeki yapmış oldukları açıklamaları dikkate almak gerekiyor. Bilhassa ABD, İngiltere, İspanya, İzlanda, Litvanya, Suud-i Arabistan ve bazı Arap ülkelerinin günümüzde devam etmekte olan ABD-İsrail ve İran savaşı sonrası Hürmüz Boğazı sorunu sebebiyle Türkiye’nin öneminden bahseden açıklamalarının ne kadar önemli olduğunun altını çizmek istiyorum.

Ortadoğu’yu kasıp-kavuran ABD-İsrail ve İran savaşı sürerken Türkiye, jeopolitik, stratejik ve dengeli politikaları bütün dünyanın dikkatini çekmeye devam ediyor.  Nihayet İngiltere Türkiye’nin önemini, gücünü ve güven verici bir ülke olduğunu yeni anlamaya başladı. İngilizler, Hürmüz Boğazı’na alternatif hattı gündeme taşıdı. Finansal Times bu konuya değinerek Hürmüz krizini gündeme taşıyarak alternatif rotalar üzerinde durdu ve bu konuda çarpıcı bir analiz yaptı.

ABD ile İran arasındaki görüşmelerden herhangi bir sonuç alınamaması halinde küresel ekonomiyi tehdit eden Hürmüz krizini çözmek için yeni bir alternatif yol üzerinde duruldu. İngiltere, Hürmüz Krizini yeniden gündeme taşırken, enerji ve ticaret akışını sürdürebilmek için Türkiye’yi de kapsayan alternatif rotalar üzerinde çalışma başlattı.

Öte yandan Litvanya ve İzlanda Türkiye’nin önemine vurgu yaparak k NATO içinde ‘süper güç’ olduğunu ifade etti. Bu konu, İzlanda Dışişleri Bakanı Thorgerdur Katrin Gunnarsdottir tarafından Antalya Diplomasi Formu’nda (ADF) gündeme getirildi ve Türkiye’nin NATO’daki önemini vurgu yapıldı. Gunnarsdottir, Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın diplomasiye önem verdiğini belirterek Türkiye ile olan işbirliklerini devam ettireceklerinin altını çizdi. Aynı şekilde Litvanya Dışişleri Bakanı Kestutis Budrys de Türkiye ile ortak siyasi, ekonomik, teknolojik ilişkilerinin önemine değindi.

Türkiye ile ilişkilerine sadece Avrupa ülkeleri değil Arap ülkeleri de büyük önem veriyor.  S. Arabistan ve Suriye ortak kara ve demir yolu entegrasyonu ile ilgili yeni bir projeden bahsettiler. Sözkonusu kara ve demir yolunun daha da güçlendirilerek Türkiye’ye kadar uzanmasını planladıklarını bildirdiler. Ortadoğu ve Avrupa arasında lojistik öneme sahip olacak olan Tren Yolu projesinin Suriye, Ürdün üzerinden S. Arabistan’a uzanacağı belirtildi. Böylesi bir proje bölgedeki ticareti hızlandıracağı gibi Ortadoğu ve Avrupa arasında da çok önemli bir lojistik koridor oluşturacak. Türkiye’den Körfez’e uzanan yeni demir yolu projesi daha şimdiden Türkiye ve Arap ülkelerini heyecanlandırdı.

Türkiye de bu konuda sessiz kalmadı. Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun Ürdün ziyaretinde bu projeye değinerek bölgesel entegrasyon yönünden projenin kapsamını daha da genişleyebileceğine vurgu yaptı. Proje’nin Umman’a kadar uzanabileceğinden söz etti. Yani, Kızıldeniz; Akdeniz ve Avrupa’ya uzanan devasa lojistik bir koridor oluşması bütün ülkelerin lehine olacağına özellikle belirtti.

Türkiye’nin 2002 yılı öncesi dünyadaki siyasi, ekonomik, teknolojik, istihbarı, uluslararası ilişkiler ve itibar/kariyer/prestij yönünden  içler acısı durumu ile günümüzdeki durumu arasındaki olağanüstü farkı görmemek mümkün müdür?! Türkiye, son 24 yıl içinde her alanda devası adımlar atarak dünyanın sayılı ülkeleri arasında daha şimdiden yerini almıştır.