Talep Değil, Kimlik
Talep Değil, Kimlik
Merhaba,
“Talep Yok” Denince Durmak Gerek
Kadıköy’de cami yapılmasına itiraz ediliyor.
Gerekçe tanıdık:
“Talep yok.”
Yetmiyor…
İtiraz ediliyor.
Yetmiyor…
Konu mahkemeye taşınıyor.
Burada bir durmak gerekiyor.
Çünkü bu cümle, basit bir ihtiyaç tespiti değil.
Bu cümle, bir simgede rahatsızlık olduğunu gösteriyor.
Kadıköy’de Cami Var mı? Var. Ama…
Kadıköy’de cami var.
Hatta tarihi olanları var.
Osmanağa Camii.
Hasanpaşa Camii.
Moda Camii.
Hepsi kıymetli.
Hepsi bu semtin hafızası.
Ama bir gerçek var ki inkâr edilemez:
Bu camiler Kadıköy’ün siluetinde yok.
Yüksek binaların arasında kalmış durumdalar.
Sokak aralarında…
Göz hizasında…
Ama uzaktan bakınca görünmüyorlar.
Görünmeyen Simge Kimlik Anlatamaz
Bir şehirde simge varsa ama görünmüyorsa,
o simge kimliği ne kadar anlatabilir?
Kadıköy’e yukarıdan baktığınızda ne görüyorsunuz?
Yoğunluk görüyorsunuz.
Hareket görüyorsunuz.
Hayat görüyorsunuz.
Ama kimlik?
Onu okuyabiliyor musunuz?
Ayasofya Neden Bu Kadar Güçlü?
Ayasofya Camii’ni düşünelim.
Ayasofya’nın gücü sadece tarihinden gelmez.
Merkezde durur.
Silueti belirler.
Uzaktan bile “ben buradayım” der.
Ayasofya, İstanbul’un kimliğini tek bakışta anlatır.
Süleymaniye de öyledir.
Sultanahmet de.
Yeni Cami de.
Hepsi şehre hâkimdir.
Hepsi görünürdür.
Avrupa Şehirleri Bu İşi Nasıl Yapıyor?
Paris’te kiliseler saklanmaz.
Roma’da katedraller geri plana itilmez.
Viyana’da “talep var mı?” diye sorulmaz.
Çünkü o yapılar ibadet ihtiyacından önce
kimlik anlatır.
Bir turist kiliseyi gördüğünde şunu anlar:
“Burası burasıdır.”
Kadıköy’de Eksik Olan Ne?
Üsküdar’a bakıyorsunuz…
Çamlıca Camii konuşuyor.
Fatih’e bakıyorsunuz…
Süleymaniye zaten sözü almış.
Kadıköy’de ise böyle bir cümle yok.
Tarihi camiler var ama
şehir büyümüş,
binalar yükselmiş,
o camiler zamanın gerisinde kalmış.
Bu bir eleştiri değil.
Bu bir tespit.
Turist Ne Okuyor, Ne Okuyamıyor?
Bugün Kadıköy’e gelen bir turist,
sokakları görüyor,
kafeleri görüyor,
hayatı görüyor.
Ama uzaktan bakınca şunu net biçimde okuyabiliyor mu:
“Burası bir İslam ülkesi”
İşte sorun burada.
Kadıköy’de bu kimliği siluette anlatan,
görkemli, merkezî, görünür bir cami yok.
Mesele Bina Değil
“Talep yok” diyerek buna karşı çıkmak,
bir yapı tartışması değildir.
Bu,
bu kimliğin bu semtte
görünür olmasına itiraz etmektir.
Oysa simgeler talebe göre yapılmaz.
Simgeler kimlik için yapılır.
Son Söz
Kadıköy’ün kimliği okunmak isteniyorsa,
o kimliği anlatacak bir simgeye ihtiyacı vardır.
Görkemli.
Merkezde.
Silueti olan bir simgeye.
Bu bir dayatma değildir.
Bu, İstanbul’un hikâyesini eksik bırakmamaktır.
Ve mesele açık ve net:
Kimliğe itiraz.
Talep bahane…