ORTADOĞU YANIYOR

Bu platformda yayımlanan köşe yazıları, yazarların kişisel görüşlerini yansıtır. www.baskentpostasi.com, bu içeriklerden sorumlu tutulamaz.

Mar 4, 2026 - 12:12
ORTADOĞU YANIYOR

İran’ın nükleer programı ve bölgesel etki iddiaları ile ABD ve İsrail, 28 Şubat 2026’da İran’a geniş çaplı hava ve füze saldırıları başlattı. İran’a yönelik bu saldırı askeri hedeflerin yanı sıra devlet liderliği ve üst düzey komuta noktalarını da hedef aldı. Savaşın 5’inci gününde ABD ve İsrail orduları İran’a yönelik hava ve füze saldırıları aralıksız devam etmektedir.  İran’a ait misillemeler ABD’nin Ortadoğu’daki üsleri ve İsrail toprakları hedef alınmaktadır. ABD- İsrail güçlerinin İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i öldürülmeleri tansiyonu daha da artırdı.  Savaş bölgesel olarak yayılmaktadır. Komşu ülkelerde çatışmalar her gecen süre büyümektedir. İran, Katar’daki El-Udeid Air Base’i (ABD’nin Orta Doğu’daki en önemli askeri üssü) , Bahreyn’deki ABD 5. Filo üs komutanlığına ve Körfez’deki diğer askeri tesisleri (Kuveyt, BAE ve Suudi Arabistan civarındaki ABD varlıklarını) de balistik füzelerle ve drone saldırılarıyla hedef aldı... Ayrıca İran’ın vekil grupları ABD üslerine ve müttefik ülkelere füzeler ve drone’lar ile saldırıyor.  ABD ve İsrail ise Suriye, Irak, Yemen ve Lübnan’ı vurmaya devam etmektedir.  Bu çatışma şu anda bölgesel bir savaşa dönüşmüş durumda ve Orta Doğu’daki güvensizlik ile küresel piyasalarda belirsizlik yaratıyor.   İran, Hürmüz Boğazı ve deniz ticaret yollarını da stratejik olarak kapsayan adımlar attı. Dünya petrolünün yaklaşık %20’si Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Çatışmanın uzaması veya deniz yollarının kapanma riski petrol arzını ciddi daraltabilir. Petrol ve doğal gaz fiyatları gerilim yükseldikçe enerji piyasaları “risk primi” ekliyor → ham petrol fiyatları yükseliyor. Bu da küresel enflasyona, enerji maliyetlerine ve üretim giderlerine yansıyabilir.  Mevcut durum büyük bir savaşa işaret etmektedir. Ortadoğu başta olmak üzere yakın coğrafyamızın tamamını etkileyecek çok büyük bir krize ve savaşa sebep olacaktır. Bölgede büyük yıkım olur, küresel enerji krizi ve ekonomik sarsıntı yaşanır, birçok ülke doğrudan veya dolaylı olarak savaşa çekilir.  Rusya, Çin gibi büyük aktörlerin pozisyon alması durumunda bu çatışma sadece ABD ile İran’ın savaşı olmaktan çıkabilir. Irak, Suriye, Yemen gibi bölgelerde vekil savaşlar şiddetlenebilir. İran destekli gruplar (örn. Hizbullah, çeşitli milisler) geniş bir cephe açabilir. ABD, İsrail başta olmak üzere Avrupa’nın birçok noktasında canlı bomba ve silahlı saldırıları yapabilirler. ABD-İsrail ile İran arasındaki düşmanlık daha da derinleşir. Meseleye ülkemiz bazında baktığımızda;  Türkiye jeopolitik olarak enerji koridoru, ticaret rotaları ve bölgesel ağlarla iç içe… Savaştan dolayı enerji maliyetleri artarsa tüketici fiyatlarına yansır. Turizm ve lojistik sektörlerinde belirsizlik etkisi olabilir. Türkiye dış politikada denge arayışını sürdürmek zorunda kalır. Bölgesel güvenlik politikalarını yeniden değerlendirme ihtiyacı doğar.

Dr.İmbat MUĞLU