Söz Büyüdü, Sıfat Küçük Kaldı
Söz Büyüdü, Sıfat Küçük Kaldı
Merhaba,
Eleştiri mi, Mesaj mı?
Siyasette her eleştiri aynı değildir.
Bazı cümleler fikir beyanıdır.
Bazıları ise tonu itibarıyla mesaj içerir.
Barzani’nin, Devlet Bahçeli hakkında kurduğu cümleler, tam da bu noktada duruyor.
“Şovenizm” ve “ırkçılık” suçlaması, yalnızca bir siyasi eleştiri olarak değil;
üstten, yargılayan ve baskı kuran bir dil olarak okunmaya açık.
Üstelik dini referanslarla süslenen bu söylem,
içeriğinden bağımsız biçimde tehditkâr bir ton taşıdığı yönünde yorumlara yol açıyor.
Sıfat Meselesi
Burada kritik soru şu:
Bu sözler hangi sıfatla söyleniyor?
Barzani bir devlet başkanı değil.
Bağımsız bir ülkenin lideri değil.
Irak merkezi yönetimine bağlı, özerk bir bölgenin yöneticisi.
Yetki alanı bu kadar netken,
Türkiye’de önemli bir siyasi aktöre bu tonda hitap etmek,
eleştirinin ötesine geçerek siyasi sınırların zorlanması olarak algılanıyor.
Şovenizm Suçlaması ve Çelişki
Bir başka dikkat çekici nokta ise açık bir çelişki.
Bir yandan “şovenizm” suçlaması yapılıyor.
Diğer yandan Rojava’ya asker gönderme imaları dillendiriliyor.
SDG ile temaslar sürdürülüyor.
Etnik hatlar üzerinden bölgesel bir kuşatma dili kuruluyor.
Şimdi soralım:
Başka bir ülkenin toprak bütünlüğü üzerinde,
etnik temelli silahlı yapılarla pozisyon almak şovenizm değil midir?
Bu, ırkçı ve ayrıştırıcı bir siyaseti teşvik etmek değil midir?
Birini şovenizmle suçlarken,
aynı anda bu dili üretmek,
siyasi olarak ikna edici durmuyor.
Özgüvenin Kaynağı
Bu noktada şu soru kaçınılmaz hale geliyor:
Bu sert söylemin kaynağı gerçekten Barzani’nin kendi gücü mü?
Ne bağımsız bir askeri kapasite var,
Ne de kendi başına belirleyici bir ekonomik güç.
Ortada olan şey, büyük ölçüde küresel aktörlerin verdiği geçici özgüven.
Mazlum Abdi Örneği: Yakın Tarihin Dersi
Yakın geçmiş bu konuda fazlasıyla öğretici.
Mazlum Abdi’ye de zamanında “80 bin asker” denildi.
Komutan sıfatı verildi,
“Kilit ortak” denildi.
“Hadi aslanım” denilerek cesaret verildi.
Sonra ne oldu?
Öncelikler değişti.
Destek azaldı.
Ve yalnızlaştırma başladı.
Bugün SDG, PYD ve PKK çizgisindeki yapıların
uluslararası alanda geldiği nokta ortada.
Alkışlar bittiğinde, geriye sadece söylenmiş büyük sözler kaldı.
Aynı Senaryo, Farklı İsim
Şimdi benzer bir özgüven Barzani için üretiliyor.
Aynı cesaret pompalaması.
Aynı ölçüsüz söylem.
Aynı riskli ton.
Oysa bu coğrafyada şunu artık herkes bilmeli:
“Hadi aslanım” demek, sevmek değildir.
Kullanmaktır.
Ve kullananlar, iş bitince masadan kalkar.
Son Söz
Eleştiri yapılabilir.
Fikir söylenebilir.
Ama devlet olmayan yerde devlet dili kullanmak,
Sözü büyütür,
Sıfatı küçük bırakır.
Bu da sahibine güç kazandırmaz.
Aksine, onu daha yalnız ve kırılgan hale getirir.
Benden söylemesi.
Selam ve saygılarımla