Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Semih Kıbrıs ( Gazi Üniversitesi Uluslararası İliş

İRAN , İTRAİL ve ABD’nin ekmeğine yağ mı sürüyor.!?

Son aylarda ne yapmak istediği zor anlaşılan Şii rejimli İran, Amerika’nın tüm bölgede daha fazla yayılmasının, üsler kurmasının aracı oluyor.
Amerikan işgalini Ortadoğu ve Asya’nın farklı yerlerine sıçratmanın “tersten” taşeronu oluyor.
Konuya eski tarihi hatırlayarak devam edelim. Humeyni’nin bir “NATO ülkesi” olan Fransa’dan özel uçakla İran’a devrim için gelmesinden başlayalım.
1979’da İran’da “Şii temelli” bir rejimin kurulmasına müsade edildi.
Böylece bölgede sürekli Şii-Sünni çatışması canlı tutulup İtrail güvene alınmış olacaktı.
Ayrıca bu çatışmayla bölgenin enerjisi emilip pasifize edilecekti.
İran rejimi haddi aşmaya kalktığında da kulağı çekilecekti.

Bugün İran bölgede ve dünyada “20 tane Şii örgütün” lideridir.
Bu örgütlerin kimi silahlı, kimi de sivildir. Bu örgütler direkt Derin İran’a bağlıdır.
İran kontrolünde eylem ve faaliyet yaparlar. İran’dan gelecek emirle her türlü eylemi yapmaya hazırdırlar.
Bunlarda Şiilik, İslam’ın önündedir.!
Pakistan ve Afganistan’dan Fas’a kadar, Yemen’den Avrupa’ya kadar var olan Şii örgüt ve yapıları bilmeden İran’ın neler yaptığını ve yapabileceğini anlayamayız.
İran, dünyada Şii nüfus olan her yerde örgüt kurmuştur. Bir ahtapot gibidir.
İran, bu örgütler ile birçok yerde savaş ve mücadele halinde.
Direkt kendi savaşa girmiyor. Bu örgütleri maşa gibi kullanıyor.
Husiler gibi.vb.vb.
Şii rejimin kurulmasından devam edelim. Dikkat.
Derin İran, sözde Şii-İslami rejimi kullanarak Müslüman ülkelerde hızla insan devşirmeye başladı.
Dini parti ve STK’lar hedefindeydi. Bunlar aracılığı ile Müslüman ülkelere sızdı.
Türkiye’de de bunu yaptılar.
Bunlar İran’ın amacının İslamı, Müslümanları korumak olduğunu sanıyorlar.
Daha derine inince İran’ın davasının Perslik, Farslık olduğunu görürsünüz. Bu, koca bir tez konusudur. Çok önemlidir.

Tekrar edeyim. En derine, daha derine indiğinizde İran’ın davasının Pers ve Fars milliyetçiliği olduğunu anlarsınız.
Şiiliği kazıdığınızda altından bu çıkar. Örnek vereyim.
İran’da Hz. Ömer sevilmez. Şiilere göre haindir.
İran’daki bu durumu anlatmak için mezhep tarihi kitaplarından hemen alıntı yapılır.
Mezhep tarihi kitaplarında bunun sebebi olarak Hz. Ömer’in Hz. Ali’nin hakkı olan liderliği alması denir. Hz. Ömer’e bundan dolayı düşmanlarmış.!
Gerçek sebebi şudur. Mecusi ve Zerdüşt olan İran, Hz. Ömer döneminde fethedildi. İran’ın milli dini olan Mecusilik ve Zerdüştlük yok edilip Perslik, Farslık zayıflatıldı.
Bu sebeple Hz. Ömer, İran’da sevilmez.
Pers, Fars milliyetçileri Hz. Ömer’e bu sebeple kinlidir.
Hz. Ali’nin liderliği olayı ise işin bahanesi.
Pers, Fars milliyetçileri Hz. Ali’yi kullanarak Hz. Ömer’e kin kusmuşlardır.
Dolaylı olarak da İran milli dinini ve milliyetçiliğini yok eden İslam’a kin kusulur.
Tıpkı Türk milliyetçiliğini yok etti deyip İslam’a kin kusanlar gibi.
Bilmek yetmez derinlik de lazım. Dönelim bugüne.

CIA, MI6 ve MOSSAD, İran’da kurulan Şii rejimle beraber artan sünni-şii çatışmasını çıkarı için kullanmasını bilecekti.
Her iki tarafı da tutup kırdırıp kendilerine alan açacaktı.
Amerika daha sinsi bir oyun oynadı.
Amerika, Şii İran tehlikesini göstererek Arap ülkelerine ciddi silah sattı ve oralarda daha fazla üs kurdu.
Şunu da unutmayın. Amerika’nın küresel olarak yayılması için her zaman bir “öcüye ve canavara” ihtiyacı vardır.!
Bunun oluşmasına müsade eder veya oluşturur.
Ortada kurgulanan bir “satranç tahtası” vardır.
Taşlar güzel ve sinsice yerleştirilmiştir. İyi bakan net görür.
Ve şu an “istihbarat savaşları” zirveyi gördü. Olay derin, kavga büyük.!
Şiddeti giderek büyüyecek olan bir savaşın tam içindeyiz.!

Son soru: İran, Amerika’yı büyük şeytan ilan ettiği halde neden kendini yıllarca sömüren İngiltere’ye birşey demez.?
Önümüzdeki aylar çok şeye gebe desek kahinlik yapmış olmayız.Görünen köy kılavuz istemez.İşin güzel yanı , yeni Türkiye eski Türkiye değil, tam tersi tüm kurumlarıyla herşeye hazır ve de güçlü bir durumdadır.

Hoşca kalın
Dostca kalın.
Sağlıkla kalın

Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Uzmanı Semih Kıbrıs

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER