Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Halit Korkmaz

Türkiye Hedefte

Türkiye Hedefte

Son haftalarda Batıda öne çıkan görsel ve yazılı basında Türkiye ve özellikle sayın Cumhurbaşkanı boy hedefi haline getirildi.

Erdoğan‘nın siyasi politikalarının ürettiği silâhlar ve uyguladığı ince diplomasi ile merkezi bir güç konumuna yükselen Türkiye’nin Asya, Avrupa, Afrika, Doğu Akdeniz, Kafkaslar ve son raddede Avrasya’da ortaya koyduğu etkili ve yeşil politikalar devletler arasında Türkiye’yi, dünya liderleri arasında Erdoğan’ı öne çıkarmaya devam etmektedir.

Merkezi bir güç konumuna yükselen Türkiye, kendisini çiğnemeye kalkanların dişlerini demir leblebi gibi kırmaktadır.

Emperyalistler Asya, Avrupa ve Avrasya coğrafyalarında Türkiye ve ordusunu, Pasifikte ise Hindistan ve ordusunu taraflarına almadan anılan coğrafyalara hakim olamayacaklarını çok iyi bilmektedirler.

I.Dünya savaşında devletin muhalifleri ile birleşip Osmanlıyı parçalayan Batılılar, bugün de aynı yöntem ve metotlarla Türkiye siyasi muhalefeti ile birleşip “ 22 il için  özerklik”  ilân ederek  ülkeyi bölmeyi siyasi programlarına almış bulunmaktadırlar.

İsveç, Hollanda ve Danimarka’da Kur’an’ı kerimin yakılmasının, yırtılmasının ardından gerilen Türkiye, Batı ve NATO ilişkileri konjonktürel olarak dahada gerilerek kopma noktasına gelmiş keman yayını andırmaktadır.

İsveç’te aşırı sağcı Stram Kurs partisinin kurucusu Rasmus Paludan, Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kur’an-ı Kerim yaktı. Paludan geçen yıl, İsveç’in farklı noktalarında üç kez daha Kur’an-ı Kerim yakma eylemi gerçekleştirmişti.[1]

Paludan, yapacağı bu eylem için İsveç makamlarına müracaat edip “Kur’an” yakacağını belirterek izin istemiş, olur ya bir Müslümanın çıkıp engellemeye kalkmaması için kendisine İsveç makamları tarafından da koruma tahsis edilmiştir.

Paludan İsveç makamlarından hem Kur’an hem de Tevrat yakacağını belirterek izin istemiş, İsveç makamları Kur’an yakılmasına izin vererek Tevrat yakılmasına izin vermemiştir.[2]

Ve Paludan Kur’an’ı yakarak Tevrat’ı yakmamıştır.

Tevrat’ın yakılmaması elbette doğru karardır.

İsveç makamlarınca yapılan açıklamada “bu bir ifade özgürlüğüdür” dendi.

İki yüzlü Batı, yalancı Batı.

Bir dinin kutsal kitabını yakanlar tereddütsüz o dinin mensuplarını da yakarlar.

İsrail’in İsveç Büyükelçisi Ziv Nevo Kulman, yaptıkları diplomatik girişimler sonucunda İsrail Büyükelçiliği önünde Tevrat yakmak isteyen grubun vazgeçirildiğini duyurdu.

Hollanda’da benzer bir provakatör Kur’an-i Kerimin sayfalarını yırtarak polis koruması altında eylemini gerçekleştirdi.

Bu, iki marjinal manyağın yaptığı birkaç olaydan ziyade bir hafta içerisinde gelişme istidadı gösteren planlı ve devlet destekli, medeniyetleri birbirine düşürüp terör ve savaşa kapı aralayacak, dünya barışını yok edecek radikal olaylar bütününden ibarettir.

Bu durum kişisel bir eylem değildir.

Bu, çok fazla ülkede arkasında küresel derin yapının bulunduğu İsveç, Hollanda ve Danimarka devletlerinin görevli kılındığı kasıtlı eylemler bütününden ibarettir.

Küresel derin yapı, yani Batı kulübünün amacı nedir?

Maksat, Batı ve NATO ile Türkiye’yi kavga ettirip ülkemizi tekrar edilgen hâle düşürmektir.

Projeleri çok amaçlı olmakla birlikte, çevresinde ve dünyada giderek etki alanını artıran Türk devleti ve onun siyasi öncüsü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve siyasi projelerini durdurmaya yönelik projeler bütününden ibarettir.

R T Erdoğan’ın tekrar seçilmesi halinde Türkiye’nin önünün alınamayacağını kendileri açıkça dile getirmektedir.

“Erdoğan’dan kurtulmak istiyorlar”

Fransız gazeteci Jovanovic, “John Bolton’ın açıklamaları hiç şaşırtıcı değil. Seçimden önce bazıları yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı kirli birtakım oyunlara girişecek. Benzer şeyi belediye seçimlerinde de yaptılar. John Bolton, ABD’nin Erdoğan’a karşı düşünce tarzının birebir örneği. ABD’li politikacılar Erdoğan’a karşı pozitif değil. Erdoğan’dan kurtulmak istiyorlar” ifadelerini kullandı.[3]

Batı sofistik zekâ ve duruşunu kaybetmiş gözükmektedir.

“Türkiye siyasi muhalefetinin” sürekli olarak yurt içinde ve yurt dışında Batı’lı siyasetçi, misyoner ve Büyükelçilerle bir araya gelip muhatap araması Türk Milletinin bağrında infiale yol açmış olup bu durum, yaklaşan 2023 seçimleri arifesinde iktidarın artı hanesine su taşıyan başat mesele haline gelmiştir.

Yaklaşık on bir asırdır Haçlı seferlerinden itibaren savaş ve çatışma halinde olduğumuz Batı Hristiyan Birliği, terör örgütü ve siyasi uzantısı HDP’yi de yanlarına alarak Türk Milleti ve Devleti aleyhine Türkiye siyasi muhalefetinin koordinasyonunda seçim kampanyası yürütmeleri Anadolu halkı üzerinde şaşkınlık yaratmaya devam etmektedir.

Yerli silâhlarımızı üreten, ordumuzu donatan, 2022 yılında Türkiye’nin yaklaşık beş milyar dolarlık silâh ihraç etmesine vesile olan milli ve yerli şirketlerimizin Türkiye siyasi muhalefeti tarafından “onlara dokunacağız” ibaresi ile hedefe konulması, Türk devletinin bekasını, milletimizin temel varlık ve stratejik değerlerini yok etme cüreti en hafif ifade ile vatanperverlikten uzak durmaktadır.

Savunma sanayinde Erdoğan politikalarından önce yerlilik ve millilik oranı % 15’ler seviyesinde iken Erdoğan politikaları ile %80’lere varan bir düzeye ulaşılmıştır.

Erdoğan politikalarından önce anılan sektörde faaliyet gösteren firma sayısı 50 civarında iken bugün yaklaşık 2750  firma harıl harıl silâh üretmektedir.

Yirmi yıl önce faaliyet gösteren firmalar asker botu, don ve çorabı üretirken bugün Türkiye İHA, SİHA, Helikopter, Uçak, Füze ve akıllı bombalar üretip ihraç etmektedir.

Evvelce Türkiye’nin askeri proje sayısı 30-35 iken Erdoğan politikaları akabinde bu sayı 800’zü  aşmış durumdadır.

İşte bu Stratejik projelerle erişilen askeri sanayi sivil sanaiye de aktarılarak devlet hayatında çok kısa sayılabilecek bir zaman sürecinde Türkiye dünyada merkezi bir güç konumuna yükselen nadir ülkelerden biri haline gelmiştir.

Bu güç, PKK’nın telsiz konuşmalarında; “gündüz bile dağlarda dolaşamıyoruz, eylem yapma kapasitemiz Türkiye içinde sıfırlandı, böyle giderse sonumuz geldi Erdoğan düşürülmelidir”.

Kim diyor: PKK lideri Duran Kalkan.

Kim diyor: 6’lı masa.

Kim diyor; Amerika, Avrupa.

Güçlü Türkiye karşısında bugün terör yaratıp huzuru bozamayan Batı ve şürekâsı “psikolojik algı operasyonları” ile kaos yaratmaya çalışmaktadır.

Avrupa, Rusya-Ukrayna savaşı ile alt üst olup savaş alanlarına yakın okullarını bile açık tutmaya çalışırken Türkiye’de terör tehlikesini bahane eden Hollanda, İngiltere, Belçika, İsviçre, Fransa ve Almanya güvenlik gerekçesi ile İstanbul Pierre Loti Lisesini ve Türkiye Konsolosluklarını kapattı.

Algı üzerine algı…

Yükselen Türkiyenin istikrarını bozmadan kirli emellerine ulaşamayacaklarını biliyorlar.

Vaki zamanda lehine aldığı devlet kararlarını  gönderdiği bir diplomat ile durduran Batı, eski Türkiye’nin artık tarih olduğunu görünce psikolojik harp ve kirli yollarla şimdi Türkiye’yi diz üstü çökertme gayreti içine girmişlerdir.

Diğer taraftan, Türkiye siyasi muhalefetinin 1876’dan bu yana silâh üretemeyen Türk Milletinin bugün üretmiş olduğu silâh ve milli değerlerini diş mihraklarla birleşip üretimine son vermek adına iç politikada seçim programı yapması hayatın olağan akışına aykırı durmaktadır.

Devletleri yıkan iki hal vardır.

İçinden yapılan ihanet ve düşmanından gelen merhamettir.

 

 

Saygılarımla.

 

Kaynakça:

1-)İsveç’te Kuran-ı Kerim yakan aşırı sağcı Rasmus Paludan kimdir? (t24.com.tr)

2-)Kur’an Yakılmasına İzin Veren İsveç Tevrat’ın Yakılmasını Veto Etti, İşte İsveç’in Yüzsüzlüğü – GRT – YouTube

3-)Fransız gazeteci tek tek anlattı: Batı seçim öncesi kirli oyunlarına başlayacak! – Yeni Akit

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER