Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Zati Ürer

EVET MÜHRÜNÜN ÖNEMİ       

Erdoğan 22 yıldır en ağır eleştiri toplarıyla bile yıkılmadı. Son seçimde mutlaka gider sanıldıydı muhalefet ve yanlısı aydınların dilinde ya yine iktidar! Nasıl, neyle, niye? Halk oyuyla iktidara gelenleri bir türlü muktedir ettirmeyen vesayetin ipini çekti. Gördük ki o ip, yıllardır devlete bukalemunca sızdırılmış başka paralel bir yapıya da dolanmış, sımsıkı bağlı. Devlete sinsice sarmalanarak Arap saçına döndürülmüş bu ipin bütün kördüğümlerini, dirayetle fark etti, cesaretle kesti. Ancak böyle çıkıverdi bizi güdümlü etmek isteyen emperyalist kuklalar dımdızlak ortaya. Milletçe uyandık: Terör niye var, devlet niye işlevsiz, dışa bağımlılık niye bir türlü bitmiyor? Anladık da şehit vere vere dirildik. Aydınım diyen vicdanlar şu sorularıma cevaplar düşünmeli:

1-Maydos’ta yedek bekletilirken gösterdiği akıllıca direnişle Çanakkale’den çıkacak büyük felaketi savan yarbay kimdi? Milleti niye bir daha onu asla hiç terk etmedi? Böylece de nasıl bir millî mücadele sürecine önderlik etti de son Türk devletimizi kurduk? 1938-2002 arasında böylesi bir önderlik yürütebilen oldu mu? Özellikle de 1960 siyasî cinayetiyle başlayan krizlere karşı varlık gösterebilen lider gördük mü? 2002’den sonra nasıl bir sürece girdik? Bu süreçte de 1919-38 arasındakine az çok benzeyen liderlik dirayet ve cesareti dikkat çekmiyor mu?

2-Son darbe kalkışmasına kontrollü-tiyatro-danışıklı…gibi yakıştırmalar yapanlar var. Şu sorulara cevapla muhakeme etmek, bu kapkara saçma ithamı çürütmez mi? Erdoğan, din-hizmet maskeli emperyalist kuklayla anlaşamaz mıydı? Onu dinî lider kendini de yaşadığı sürece başkan ilan edemez miydi? Niye direniş çağrısı yaptı?  

Şunları da unutmayalım: Gezi gibi sokak hareketleri ve darbe girişiminden sonuç çıkmayınca ABD Başkanı açıkça muhalefete destek verip Erdoğan’ı oyla devirmeliyiz demişti. Masa kuruldu ve iki belediye başkanı destekli seçime girildi Erdoğan’a karşı. Kazanırız diye vekil adayı da olmadı lidercikleri, iyot gibi açıkta kaldılar. Yine de girmedi hiçbiri aklın yoluna! Şimdiki ahvalleri ise hepten içler acısı! Liderliklerine temayül olmadığını bile bile adaycıklar gösterdiler. Sanki sağ-sol ana partiler açıkça ortada değil. Benden önemli yok diye oradan oraya savrulan savrulana! Bu neyse de Türk ve İslam dünyasına bayrak olmuş liderin vekillik, makam tevdi ettiklerine şunu sorup duruyor insanlar: Milletin dersini hâlâ alamamış masa liderciklerinden ne bekliyorsunuz ki? Haksızlığa uğradıysanız bağımsız çıkın, derdinizi seçmene yanın! Evet mührü alsın varsa hakkınızı! Gündeme düşen bir husus da şu:

Bahçeli, kurtarıcı lider dedi diye şaşanlar varmış. Destan kültürü araştırmalarından çıkan fikir şu değil sanki: Milletler, felaketlerden kurtulmayı başarırlarsa liderleri bayrak olur ve onu çok açık hataları da olsa kolay kolay terk etmezler! Yalnızca Bahçeli mi Erdoğan liderliğini bu destansı fikirle benimsiyor? Partilerini nefsine tutsaklıkla terk eden, hesabî adaylık peşinde koşan olmuştur hep, yine de olur ama hasbî niyetle Erdoğan liderliğine sarılan başka yetişmiş aydın yok mu? 

Prof.Dr. Aydın Ayaydın başta Bodrum, Muğla turistik ilçelerinin beceriksizlik çilesini 25 yıldır yaşıyorum ve ekonomist projeci yetişmişliğimle buna çare olacağım diyor. Tanışmıyoruz. Lakin ekranlarda anlattıkları fırsat vermek gereğini düşündürdü bana. Soruşturdum: Çileden mağdur çok kişi dinledim aynı fikirde. Onun birikiminde başka aday da yokmuş. Vekil Kadem Mete de turizmin çok iyi bilir kişisi! Dünya turizminde rekabet gücü kazansın diye yıllarını verdi Muğla’ya! Canla başla çalışmalı da fırsatı kaçırmamalı ey Muğlalı! İktidar yetkilisi dostlarını da tam Muğlalı eder bu güçlü ikili. Hamza Dağ da aynı yolda İzmirli. Takipteyim kendisini, kapı kapı dolaşıyor ekibi.    

Erdoğan liderliğini çok yazdım. Ancak ana muhalefet adına evet mühürlü Hocam Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in yönetim sistemini de model olarak açıkladım. Ülke için çok önemliydi sistemi. Ne acı ki uzanıp alanlar gölgeledi onu ve yerelde bıraktı. Hoca, partisine uyup da Erdoğan’a tek kem söz etmedi. Sorsalardı ona, CHP yıkıcı değil de rehberce muhalefet edebilir, siyaset seviyesi yükselirdi. 

Evet mührünün önemi lideri doğru tanımasından. Tanıdığı yıkıldı mı hiç? Evet iktidarına yıkıcı muhalefet, körtaraflık ve çatışmaya kuvvet; mazide etmedi mi hep emperyalizme hizmet? Öyleyse evlat sayılası evet, belirgin liyakate edilsin emanet!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER