baskentpostasi @ gmail.com

Türkiye’nin tam bağımsızlık ve bütünlüğü sağlanmadıkça (devletin siyasi, ekonomik, teknolojik, askeri, istihbarı vs. dışa bağımlığını sıfıra indirmek), milletin içindeki kangren olmuş ideolojik (sağ, Sol, İslamcı), etnik (Türk, Kürt, Çerkez vs.),  Kemalist, Muhafazakar, Dini (tarikat/cemaat, mezhep) ve daha sayabileceğimiz birçok ayrılığı/ayrıcalığı ortadan kaldırmadıkça bu ülkede huzur, istikrar, düzen, barış, kardeşlik SAĞLANAMAZ...

Siyasi partilerde, sivil toplum örgütlerinde ve halkın içinde ortak/merkezi (olmazsa-olmaz) diyebileceğimiz DEVLET, MİLLET, VATAN, BAYRAK duygu ve düşüncesi (ŞUUR) oluşmadığı sürece birlik-beraberlik, barış ve huzur, istikrar ve düzen SAĞLANAMAZ…

Siyasi liderler ideolojik saplantıyı, partizanlığı, bencilliği/egoyu, milletvekilleri ve bürokratlar da makam/mevki sarhoşluğunu, üstlerine karşı yalakalığı/dalkavukluğu, vatandaşa tepeden bakmayı bırakmadıkça bu ülkede birlik, beraberlik ve bütünlük SAĞLANAMAZ…

Millet ve Halk olarak, haksızlık karşısında susmayı devam ettirdikçe, kronik hale gelmiş ideolojik düşünce, siyasi parti, etnik ve dini kimlik taassuptan vazgeçmedikçe; sırf çıkar/menfaat, şan/şöhret, hırs, kin ve öfke uğruna gerçek benliğimizden, doğru bildiklerimizden, ahlaki ve inanç değerlerimizden taviz vermeyi bırakmadıkça; millet/halk olarak birlik-beraberlik ve kardeşlik SAĞLANAMAZ…

Elimize geçen siyasi güç/iktidarı doğru, adil, hak/hukuk/nizam içinde değil de rant, çıkar, rüşvet, torpil, (eş-dost-ahbap-yakın) adam kayırma vs. birçok artniyetli amaçlar için kullanıyorsak bu ülkede Adalet, Hak ve Hukuk SAĞLANAMAZ…

Değerli okuyucularım; yukarıda haktan, hukuktan, adaletten, barıştan, kardeşlikten, birlik-beraberlikten, devlet-millet-vatan-bayrak sevgisinden bahsederek sözde sizlere ahkam kesiyor ve doğrulardan bahsediyorum!.. Siz bakmayın benim doğrulardan bahsetmeme… Siz bakmayın benim bu tür duygu ve düşüncelerime… Hatta dikkate bile almayın ve şimdiden unutun… Yahu ben kimim ki?! İnanın bütün bunları sizler (bir okuyucu olarak) benden (vaya benim gibi herhangi bir gazeteci-yazardan) çok daha iyi biliyorsunuzdur.

Bu tür nutukları, nasihatleri;  siyasilerden, kanaat önderlerinden, dini hacı-hoca-imamlardan, tanınmış/ünlü/şöhretli gazeteci-yazar, düşünce ve fikir adamı, akademisyen/tarihçi ve eğitimcilerden o kadar çok duydunuz, dinlediniz ve okudunuz ki… Ben de dahil olmak üzere bu tür nutuk çeken, yazan, konuşan vs. HERKES aynaya geçip çok iyi bakmalı ve kendi vicdanları ile yüzleşerek kendilerine sormalı: ÖNCE BEN NE YAPTIM veya BİZ NE YAPTIK?!

Zaten siyasi fikri/görüşü, ideolojik düşüncesi, etnik kimliği ve inancı vs. ne olursa olsun BİZLER (ki HEPİMİZ) bu ülkede ve bu topraklarda yaşıyoruz. Aynı havayı teneffüs ediyoruz. Aynı sandıkta oy veriyoruz, aynı devlete vergi ödüyoruz, aynı devlete askerlik yapıyoruz… Kısaca T.C. vatandaşı olarak hiçbirimizin hiçbirimizden farkı, üstünlüğü, ayrıcalığı yoktur…

Benim bu yazıyı yazmaktaki asıl amacım; duygu, düşünce, fikir, siyasi parti, etnik kimlik, inanç vs. ne olursa olsun hepimiz (barış ve huzur içinde) aynı (devlet)/çatısı altında, aynı topraklarda(vatan) ve aynı bayrağın altında yaşadığımız için bütün bu ayrıcalıklara, farklılıklara ve çeşitliliğe rağmen MÜŞTEREK DOĞRULARDA birleşerek DEVLETİMİZİN ve MİLLETİMİZİN geleceğini/bekasını  DÜŞÜNMEK!..