ALPER BAGANA: “SANAT DERİN BİR OKYANUSTUR”

Biraz sizi tanıyalım. Kendinizden bahseder misiniz?

Temmuz 1983 İstanbul doğumluyum. Beykent Koleji Yabancı Dil bölümü, Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisat bölümü mezunuyum. Ancak lise yıllarımdan bu yana müzikle ilgileniyorum. Profesyonel anlamda ilk sahnem bir müzik yarışmasındaydı, Bostancı Gösteri Merkezi’nde KASDAV Müzik Yarışması’nda yaklaşık 2500 kişiye şarkı söyleyip gitar çaldım. Ardından Milliyet Liselerarası Müzik Yarışması’nda Bon Jovi- These Days coverıyla Türkiye 3.sü oldum. İstanbul’da ve Türkiye’nin başka birçok şehrinde konser ve organizasyonlarda, otel, restoran, barlarda sahne aldım. Atilla Atasoy, İsmail Soyberk, Göksun Çavdar, Alper Çam, Serhan Yasdıman, Emrah Koçak, Ömür Gedik, Mert Aydın gibi isimlerle birçok farklı proje ve sahnede yer aldım. Şu sıralar Alper Çam ile sözü ve bestesi bana ait olan “Dön” isimli şarkımı kaydediyoruz.

Bu yeni şarkı “Dön” ün hikayesini dinlemek isteriz. Ne zamandır üzerinde çalışıyorsunuz? Dinleyiciyle ne zaman buluşacak?

“Dön” e gelene kadar birçok bestem ve çalışmam hali hazırda mevcut fakat istedim ki herkesin beğenebileceği, sözlerini bir kere dinledikten sonra ezberleyebileceği yani bir anlamda dillere pelesenk olacak bir parçayla sevenlerimin karşısına çıkayım. Tüm Türkiye’nin sınıf ayrımı olmaksızın dinleyip kendinden bir şeyler bulacağı bir şarkı yapma fikrim üç sene önceye dayanıyor. Birkaç demo kaydettikten sonra, sevgili müzisyen dostum Alper Çam’ın sihirli dokunuşları ve harika bir aranjeyle gitarda Serhan Yasdıman, davulda Alp Doğan Türeci, yaylılarda İstanbul Strings’in katkılarıyla eser vücut buldu. Mayıs’ta klip çekimlerini tamamlayıp Haziran’da “Dön” ü tüm dijital platformlarda, ulusal radyo ve televizyonlarda yayınlamayı planlıyoruz. Tüm müzik severlerin beğeneceği ve emeklerimizin karşılığını alacağımız bir çalışma olacağına inancım tam.

Müzik yarışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizin katıldıklarınız ve/veya diğer yarışmaların özellikle müziğe yeni başlayanlar için önemli bir adım olduğu söylenebilir mi?

Aslına bakarsanız bu dönemde gerçek anlamda müzik yarışması olduğuna pek rastlamadım, televizyonlarda şov amaçlı yapılan müzik programları var ve gerçekten dinleyici kitlesi yakalamış arkadaşların sayısı bir elin parmaklarını geçemeyecek kadar az.

Liseden beri müzikle ilgilenmenize rağmen üniversitede müzik alanında eğitim almamanızın bir sebebi var mı?  Müzik alaylı-mektepli ikiliğinin sıklıkla konu olduğu bir alan, bununla ilgili sizin görüşleriniz nelerdir?

Annemin TRT radyo sanatçısı olması sebebiyle hep müzikle iç içeydim. İlk enstrümanım olan curayı 7 yaşında annem hediye etmişti. Ardından 15 yaşında gitar ve nota dersleri almaya başladım. 16 yaşından bu yana sahnede hem alaylı hem de mektepli müzisyen dostlarımla çalıştım. Yani alaylıyım fakat okulda öğretilen teorik ve teknik bilgiyi zaten almıştım. Sahnelerden aldığım tecrübe ve müzikal yeteneğim beni bir adım öne taşıdı. Bu sebeple çok da ihtiyaç duymadım, zaten müzik hayatımın içindeydi. Fakat şu bir gerçek ki sanatta ruh yoksa mekanik hiçbir bilgiyle sahne insanı olamıyorsunuz. Benim tavsiyem; öncel olan kendimizde bulunan yeteneğin keşfedilmesi, ardından teorik ve teknik öğrenim müzisyenin daha hızlı yol almasını sağlar ve en önemlisi pratikte tüm bu bilgileri ruhla tamamlamak. Sanat gerçekten derin bir okyanus. Nereye varacağını hem yeteneğinle hem bilginle hem de hislerinle bulursun.

Canlı müzik, konser, çeşitli organizasyon deneyimleriniz var. Birçok sahnede çalıştınız. Sizin için özel olan, kendinizi daha iyi hissettiğiniz sahne veya sahneler var mı? Ya da mekândan ziyade atmosfer, dinleyici kitlesinin enerjisi mi belirleyici oluyor bu konuda?

Evet 2000li yılların başında İstanbul Tünel Bar, Aqua Club, Altınoluk Zeytin Bar, Antalya Kemer Marina performanslarım gerçekten görülmeye değerdi, Taksim Studio Live konserlerim ve tabii ki Atilla Atasoy ile sahnelerimiz unutulmaz derecede renkli ve keyifli oldu. Tabii ki atmosfer ve dinleyici kitlesi bu sahnelerin unutulmaz olmasının asıl sebebi, siz dünyanın en iyi şarkısını da yapsanız dinleyiciye ulaştırıp karşılık alamadıktan sonra bir anlamı olmuyor.

Cover parçalarınızı seçerken izlediğiniz belli bir rota var mı? Sizin için tercih sebebi olan detaylar varsa bizimle paylaşır mısınız?

Cover parçaları seçerken önceliğim gündemde olmayan şarkılar .70ler, 80ler ve 90larda öne çıkmış fakat şu anda pek bilinmeyen parçaları kendi yorumumla baştan çalıp söylemek, dinleyenleri sanki yepyeni bir şarkıymış havasına kaptırabilmek tercih sebebim oluyor.

Canlı müzik ve konser pandemi sebebiyle bir senedir hayatımızda yok. Bu dinleyicileri de müzisyenleri de oldukça yıprattı ancak tabii ki sizlerin yaşadıkları yanında dinleyicilerinki biraz hafif kalıyor. Bu süreç sizi nasıl etkiledi? Düzenlemeler, yeni normaller sizin hayatınızda nasıl değişikler peyda etti?

Tabii ki her müzisyen gibi beni de hem maddi hem manevi anlamda etkiledi. Ama en çok da dinleyicilerimle buluşamamak, onlarla aynı duyguları paylaşamamak üzücü.

Müziğin ve müzisyenlerin pandemi sebebiyle aldığı yaralar sizce nasıl sarılabilir? Pandemi devam ederken müziğin hem müzisyenlerin hem dinleyicilerin hayatlarında eskisi gibi yer alabileceğine inanıyor musunuz?

Asıl sorun sadece pandemi değil. Daha önce de sanatın birçok dalıyla ilgilenen insanların, bir birlik altında toplanamamış olmasının sıkıntıları vardı. Pandemi sadece bunu gün yüzüne çıkardı. Sanatla meşguliyetin, ülkemiz ve insanlarımız için gerçek bir işkolu olarak görülmesi ve ardından devlet tarafından sosyal hakların teslim edilmesi önceliğimiz olmalıdır. Bunu başaramadığımız sürece daha birçok müzisyen kardeşimizin intihar haberleriyle karşılaşacağız gibi görünüyor.

Yeni şarkınız “Dön” haricinde gelecek için beste, cover ya da canlı yayın planlarınız var mı? 

Ekibimle birlikte bir yol haritası çizdik. Bildiğiniz gibi hayatta her alanda olduğu gibi müzik alanında da bir tüketim çılgınlığı yaşanıyor. Ben de bunun bilincinde olduğum için iki senelik, 3 ay boyunca yayınlanacak tüm parçaları hazırladık. Satranç gibi aslında, üç el sonra dahi ne oynayacağımızı planladık. “Her Mevsim Sonbahar”, “Yol”, “Günaha Girelim” bu süreçte gelecek bestelerimden bazıları. Ve tabii ki harika bir Ferdi Özbeğen coverı da gelecek. Son bir aydır da Musixen uygulamasında pazar günleri saat 21.00-22.00 arası online konserlerimiz devam ediyor.

Son olarak okurlarımızla paylaşmak istediğiniz bir şey var mı?

Tüm dinleyicilerime hastalıkların ve savaşların olmadığı bir dünya, sağlık diliyorum.

Düzenleyen: Cansel YILDIZ