HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler günü…

İnsan bu dünyaya “insan olma onuruna yaraşır” bir hayat sürme ve “kendini gerçekleştirmek” için gelmiştir. Bu amaçla, insan olma onuruyla varlığımızı sürdürürken, bazen doğuştan, bazen hayatta karşılaştığımız olaylar sonucu fizikî ve zihinsel sağlığımızda hayatımızı zorlaştıran engeller oluşabilmektedir. Bu şekilde sürdürülmek zorunda kalınan hayatın da “insanca bir yaşam” olduğu kuşkusuzdur.

Unutulmamalı ki; her insan, potansiyel bir “engelli adayı”dır. Onun için engelliler, en fazla duyarlılık göstermemiz gereken, hayatının ızdıraplardan soyutlanması ve merhametin ötesinde “insanca yaklaşım”ın öne çıkması gereken toplum kesimi olmalıdır.

Dünya Engelliler gününde, hepimiz empati yaparak, onların hayata tutunma çabalarını hissetmeliyiz. Örneğin;

Siz hiç tekerlekle sandalyede oturup koşmayı denediniz mi?

Siz hiç gözlerinizi bağlayıp annenizi görmeyi denediniz mi?

Siz hiç kollarınızı bağlayıp birinin size yemek yedirmesini, su içirmesini beklediniz mi?

Siz hiç konuşmayıp şarkılar söylemek istediniz mi?

Onların hayat şartlarının iyileştirilmesi ve çalışma şartlarının kolaylaştırılması yönünde seferber olmalıyız.

İşte bu bilinçle, konfederasyonumuz HAK-İŞ başta olmak üzere, bütün bağlı sendikalarımızda Engelli Komiteleri kurduk. Çalışan engellilerin sorunlarını bu komitelerimiz aracılığıyla belirliyor, çareler arıyoruz.

Engelli üyelerimiz başta olmak üzere engelli bireylerin hayata tutunmaları adına, akülü ve tekerlekli sandalye dağıtımları, engelli üyelerimize aileleri ile birlikte tatil organizasyonları gibi faaliyetler yaparken aynı zamanda engellilerin de katma değer üretebildiklerini, topluma faydalı hizmetler yaptıklarını göstermek için engelli üyelerimizle birlikte kan bağışı kampanyalarına katılma, kitap bağışı yapmak gibi faaliyetlerde de  bulunuyoruz.

Engelliliğin nedenlerine baktığımızda, büyük çoğunluğunun önlenebilir olduğunu görüyoruz.

Ayrıca, engelli çocuklarımızı üzerimizde bir yük olarak görmeyip, aile, okul, çevre gibi ortak yaşam alanlarımızı, engellilere göre düzenlemediğimiz sürece hayat engellilere daha da zor olacaktır. 

“3 Aralık Dünya Engelliler Günü, yılda bir kez hatırlamak değil, hep hatırda kalmak bilincinin yerleştirilmesine çalışıldığı bir gün olarak kabul ediyor ve özellikle çalışma ortamlarının, onların moral ve fizikî durumlarına göre her gün iyileştirilmesine yönelik çabaların artırılmasını istiyoruz. 

Engelsiz işyerleri, engelsiz okul ve hastaneler, engelsiz şehirler talep ediyoruz.

İş kazalarının olmadığı, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alındığı iş güvenceli işyerleri istiyoruz.

Ancak, engellilerle ilgili düzenlemeler yapılırken engellilerin görüşleri alınmadan, problemleri dinlenmeden tasarılar hazırlanabilmektedir. Özellikle bu tür düzenlemeleri yapan bürokrasinin, engellilerin karşılaştıkları ve yaşadıkları sorunlara gereken duyarlılığı göstermesini bekliyoruz. Bu konuda muhatap kitle Engellilerin oluşturdukları Sivil Toplum Örgütleri olmalıdır. Hazırlanan taslaklar, resmîlik kazanmadan önce, Türkiye Türkiye sakatlar Federasyonu gibi  stk larla paylaşılarak, ortak akılla makul çözümlere yönelik çalışmalar ortaya konulmalıdır.

HAK-İŞ olarak, emeğin kutsallığına inanıyor ve emeğin engellisinin olmadığının altını bir kez daha çiziyoruz. Önemli olan anlayışımızda engelli olmamaktır diyoruz.

Bu günde, birlikte yaşama ilkesiyle tüm toplum kesimlerini duyarlılığa, yeni adımlar atmaya çağırıyoruz.

3 Aralık Dünya Engelliler gününde engelli ve engelli yakını üyelerimizin ve tüm engellilerimizin bu özel günlerini kutlar, kendilerini hayatın her alanında  ortaya koydukları emeklerinden ötürü tebrik ederiz.

Bu bilinçle, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün, engelsiz bir dünyanın kapılarının aralanacağı gün olmasını diliyoruz.