ayavuz.irgatoglu @ gmail.com

2020’nin kâbusu olan Korona virüs can almaya devam ederken, yerel yönetimlerin en önemli ayağı olan belediyeler de büyük bir sınav veriyor. Hal böyle olunca vatandaşın gözü kulağı bir yandan hükümetten gelen açıklamalarda diğer taraftan da yerel yönetimlerin hizmetlerine çevriliyor.

Korna virüs vakalarının artması ve iş yerlerinin kapanmasıyla işsiz kalan, ihtiyaç sahibi olan vatandaşlara yönelik belediyeler harekete geçip bir dizi kampanya başlattı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin nakdi yardım kampanyaları ise yasaya takıldı. Yasa gereği belediyeler bağış kampanyası düzenleyebilmeleri için ilçelerde kaymakamlıktan, illerde valiliklerden izin alması gerekiyor. Söz konusu belediyelerin bağış hesapları bu gerekçeyle bloke edildi ve bir kez daha tartışma başladı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan partisinin belediye başkanlarıyla video konferans yöntemi üzerinden yaptığı toplantıda, başkanlara seslenerek: “Evinde tenceresi kaynamayan her bir vatandaşın vebali sizin boynunuzdadır” diyerek ağır bir sorumluluk ve görevlerinin olduğunu hatırlattı. Bu nedenle hükümetin açıkladığı ekonomi destek paketleri, dar gelirlilere verdiği 1000 TL’lik nakdi yardım, #BizBizeYeterizTürkiyem kampanyası nasıl önemliyse belediyelerin yaptığı her bir kampanya da bu denli önemlidir.

Herkesin yasalara uyması gerektiğini vurgulayarak şu tespiti yapmak gerekiyor; böyle zamanlarda geçim derdine düşen vatandaş “Kampanya başlatılırken kim yasaya uydu, kim uymadı?” sorularından ziyade uygulamalara bakıyor. Daha açık ifadeyle ihtiyaç sahipleri ellerine ulaşan paraya, hanelerine giren ihtiyaç malzemelerine, derdiyle dertlenen herkese önem veriyor.

Korona virüs vakaları başladığından beri Ankara Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere, Başkent’teki birçok belediye canla başla mücadele etti. Onlara örnek vermeden önce Başkent’te yaşayan bir gazeteci olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin başarılı çalışmalarına değinerek hakkı teslim etmek gerektiğine inanıyorum.

Virüsün yayılmaya başladığı ilk anlarda, hükümetin özellikle sınırlarda aldığı tedbirlerin ülke açısından önemli olduğu kaydını düşerek, günlük yaşama dair bazı genelgeler henüz yayınlanmamışken; ABB su faturalarında, belediyenin alacaklarında, belediyenin işletmelere yapacağı ödemelerde, sağlık çalışanlarına yurt tahsis etmesinde, sağlıkçılara ücretsiz ulaşım imkanı sağlamasında, öğrencilerin abonman ücretlerinin baki olduğuna yönelik kararında, 65 yaş ücretsiz ulaşımın bir süre iptal edilmesi, okulların tatil edilmesiyle belediye personelinden 12 yaşın altında çocuğu olan kadınlara idari izin vermesi, ayni ve nakdi yardım kampanyası başlatması, dezenfeksiyon çalışmaları yapması, medya kuruluşlarına dezenfektan kitleri göndermesiyle vatandaşın büyük bir kesiminin takdirini kazandı.

İlçe belediyelerine gelince, özellikle merkez ilçeler çok ciddi çalışmalar yaptı, yapmaya devam ediyor. Mesela olayın hemen başında Mamak Belediyesi “Virüssavar” adını verdiği bir araç ile ilçeyi dezenfekte etmeye, araçları “dezenfeksiyon tüneli”nden geçirmeye, Pursaklar Belediyesi ilçedeki STK’lar ile hem ayni yardımlara başladı hem de droneler ile havadan ilaçlama yaptı. Yenimahalle Belediyesi hizmetlerin çoğunu online sisteme aktarıp vatandaşa kolaylık sağlarken, Altındağ Belediyesi özellikle ihtiyarlara kendi personeli tarafından alışveriş başta olmak üzere birçok hizmeti başlattı.

Keçiören Belediyesi 65 yaş üstü destek merkezinin yanı sıra üstü açık otobüs ile mini konser verdirip, evde kalmaktan bunalan vatandaşlara moral desteğinde bulunurken, Gölbaşı Belediyesi de birçok hizmetin yanı sıra ücretsiz “e dershane” ile gençlerin imdadına yetişti.

Kısacası her bir belediye bu süreçte sorumlu olduğu il, ilçe ve beldede vatandaşların hayatını kolaylaştırmak ve virüsten onları korumak için büyük bir sınav veriyor. Türkiye genelinde bunları yaparken işi reklama çevirenler de yok değil. Onların notunu da vatandaş zamanı gelince zaten verir. Bu yazıyı bitirirken bu süreçte sağlık çalışanları ve emniyet güçleri kadar belediyelerin temizlik işçileri ile zabıta personellerinin de alkışlanması gerektiğini hatırlatmak istedim.