mustafacifci @ hotmail.com

Sonbaharın güzelliği de bir ayrı güzel

Sararan yapraklar

Rüzgârın önünde savrulan dallar

Bir ayrılık şarkısı gibi rüzgârın sesi

Bir köşeye oturup

Bir bardak çay içiminde

Gönülden gelip geçenler

Ve bahar geldiğinde

Ne o yapraklar ne o çiçekler

Aynı ağaç olsa da bile aynısı olmayacaklar

Tıpkı ömürler gibi…

Her çocuk kendi yuvasını kuracak,

Her fidan kendi gövdesini büyütecektir..

*

İnsanoğlunun yaşamı da,

Bir aşkın özleminde

Sonbahara ulaşan mevsimler gibi…

İnsanın yaşamı tam içinde hissettiği hangi zamanları var ki

Bir doğum günü mü?

Bir doğum anı mı?

Yoksa bir cenazenin ağır havasında mı hissediyor yaşamın içinde olduğunu…

Ve hüzün hep ceplerimizde saklı…

Her ne olursa olsun

Göklerin kendi yasası

Yeryüzü döngüsüne müdahil olmadan devam ediyor,

Güneş artık ben yokum,

Bulut artık yağmur vermem,

Ağaç, bu yıl meyve yok demiyor.

İnsanın bedeni de öyle aslında

Kahveyi içtinse gerisine sözün geçmiyor…

Bazen hasta oluyorsun, bazen iyi

İnsan beyni de öyle anlaşılır değil!

Dev uçakları, füzeleri, kurşunları yapıyor

Gözün görmediği kadar minik bir virüsü

Öldüremiyor bedenine girince, teslim oluyor.

*

Bu kadar gizemli bir dünya da

Ve sınırlıyken her şeyin süresi

Aynı dünya telaşı devam ediyor…

Kadınlar zengin, yakışıklı koca,

Erkekler genç ve güzel kadın istiyor

Çok zengin yaşlılar, gençlik isterken

Gençler zengin olmak istiyor.

Oysa yaşamda,

Her şeyin sırası gün gün geliyor

Ne mal, ne mülk kalıyor geriye

Ne de öpülmeye kıyılamayan o güzel yüz

Solup gidiyor…

Kim olursan ol,

Nasıl yaşarsan yaşa

Bir yanın öksüz

Bir yanın yarım

Bir yanın hüzün oluyor

Mutlaka özlemini çektiğin

Bir şeyler kalıyor içinde...

İşte bu yüzden derler ya,

Hayırlısı olsun

Azı kar çoğu zarar diye…

Yanı kısaca,

Sağlığın yerindeyse,

Kimseye muhtaç olmayacak kadar bir gelirin,

Bir de seni ısıtan sevdiğin bir başka beden varsa yatağında

Kral da sensin, paşa da sensin…

*

Gel bu akşam sevgili…

Zaman nasıl olsa geçip gidecek, yok edecek ikimizi de

Gel bu akşam,

Çok özledim,

Elinin değmesi yakacak bütün bedenimi..

Sen yak bu gece beni…