ramercbey @ gmail.com

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek yerden göğe kadar haklı. Bu son (HDP İzmir İl Başkanlığına) saldırı, kesinlikle bir Amerikan gizli servisi (CIA) işi. Ve muhtemelen de maşa olarak FETÖ elemanı biri kullanıldı. Saldırıyı gerçekleştirenin rahat tavırları bile hadisenin ne denli planlı olduğunu isbatlıyor zaten.

Bir tv programında sayın Perinçek durumu şöyle antalttı:

“Bu HDP’yi kurtarma suikastidir. Biden planı içinde olan HDP’yi kurtarma operasyonudur. (.......) Bireysel bir suikast olmadığı kesin. (.......)Türkiye’yi hedefe koyan ve otoritesini sarsmaya çalışan bir suikast bu. Bu suikast “katil devlet” densin diye yapılmıştır. Kim ilân ediyor bunu? Biden ilân ediyor. Neden? Türkiye devleti ABD’nin elinden çıktığı için.”

HDP İzmir İl Başkanlığı’na yönelik saldırının erken seçim senaryosuyla da örtüştüğüne işaret eden Doğu Perinçek, “HDP saldırısı erken seçim senaryosuyla örtüşüyor. ‘İktidar ve devlet vatandaşın canını koruyamıyor’ algısı yaratmak isteniyor. Eski gladyo şefi ‘suikastler olacak’ dedi. Erken seçim isteyen ABD.” diye konuştu.

Masum bir parti çalışanını öldüren saldırgan polise “kimseye zarar vermedim, bir kişiye ateş ettim” diyor. İbretamiz bir diyalog bu. Zira birkaç ipucu var burada. Birincisi, herifin niyeti büyük patırtı çıkarmak değil yeterki HDP lehinde kullanılabilecek düzeyde bir hadise olsun, bir kişinin ölümü yeterli. İkincisi herif bu cümleleri daha sorguya alınmadan olay yerinde ayaküstü söyleyiveriyor. Belli ki gazeteciler duysun istiyor.

Yàni? İstihbarat savaşını yürüten, perde arkasındakiler rolünü güzel öğretmişler adama. Daha olay yerinden itibaren algı operasyonunun başlamasını istiyorlar. Zira bu tür eylemlerde geçen zaman (araştırmalar ilerletileceği için) eylemi planlayanların aleyhine olmuştur her daim.

İlk anda verilecek intiba, ya da algı kitlelere ulaştıktan sonra yalan olduğu ne kadar anlatılsa “çamur at izi kalsın”, ya da “ba’de harab’ül Basra” hesabı olur. İnsanların aklı basit düşünmeye meyyaldir. Hadisenin arka planı ile değil zahiri ile bir hedefe, bir algıya yönelir kitle.

Algı operasyonu deyip geçmeyin, «Kanlı Pazar» hadiseleri sırasında Amerikan 6. Filosu  İstanbul’a gelip demir atmıştı. Halk ikiye ayrılmış, birileri komünizm istiyor büyük kitle ise bunlara karşı duruyordu.

Komünizm karşıtları “Amerikancı” olmakla suçlanıyor, hattâ merhûm Mehmet Şevket Eygi üstad ve beraberindeki kitle “Amerikan 6. Filo’sunu kıble yapıp namaz kılmakla” bile suçlanabiliyordu.

Akıllara sezâ bu itham bile (algı çekenler için) işe yaramıştı. O günlerde kimi Müslümanlar da bu «kıble» meselesi hakkında şuurlu düşünemediler. Ve hálâ bazı dangalaklar bu teraneyi savunabiliyor. Üstelik aralarında namaz, kıble nedir bilenler de var...

Yahu kıble tüm kâinat için “Kâbe”dir. Müslümanlar namazın farzlarından olan kıbleye yönelmeyi hakkıyla yapabilmek için ilim sahasında büyük ilerlemeler yapmışlar, güneş ve gölgesi, coğrafya konumu esas alınarak derecesi derecesine doğru yönelmeyi hesaplamışlardı. İstanbul’da ve bazı yörelerde bu güneş saatlerinden birkaçı hálâ duruyor.

Bugün bu iş artık enlem ve boylama göre sıfır hatayla bilgisayar programlarıyla yapılabiliyor. Yàni pusulaya gerek kalmadan yalnız coğrafi konum ve güneşe göre (gölgenin 360o’lik kadrandaki yeri) hesap yapan programlar var. Pilotluk yıllarımda gâvur diyarlarında işime yarardı. Şimdi de pusulaya göre verilen kıble açısını teyiden kullanıyorum.

Muhterem okurlarım demek istemem şu ki, dinen bu denli ehemmiyetli bir konuda bile şerefsizce (asılsız) ithamlara, iftiralara uğradık.

Bu ajanlar, Allah bilir HDP İzmir il binasına yapılan saldırı ve cinâyet hakkında, bir gladyo – FETÖ kumpası olduğu áşikârken  bile ne herzeler yumurtalayacak, ne alçakça şeyler uyduracaklar... Bence bunun en büyük nedeni adamlara verdiğimiz koz. Türkiye genel IQ seviyesini biliyor herifler. Yoksa nasıl bu kadar pervasızca ve bu denli ahmakça yalanlarla algı operasyonuna girişsinler ki? 19.06.2021