baskentpostasi @ gmail.com

Son günlerde hayatımızda hemen hemen tüm  tüketim maddeleri başta olmak üzere inşaat, kömür ve hatta tekstil ürünlerinde dahi fahiş bir fiyat artışı söz konusu. Her şey ama her şeyin fiyatı rekor seviyede artarken Sarımsak fiyatları dibe vurdu.

Bunun sebebini ise hemen hemen tüm televizyon programlarında işinin uzmanı olduğunu iddia eden  akademisyenler ve ekonomi uzmanları tartışıyor. Hepsinin ortak görüşü bu fiyat artışının sebebi olarak Kovid-19 salgının neden olduğunu belirtiyorlar.

Neymiş efendim salgın  nedeniyle üretim  istenilen seviyede olmadığı için piyasalar da ifiyatlar yükseliyormuş!

Ben buna inanmıyorum.

Neden derseniz?

Şimdi bu programların iddia ettiği tezi çürütmek için bazı örnekler vereceğim…

Piyasadaki market fiyat karşılaştırmasını anlamak için aşağıda verdiğimiz tabloya bakıp neyin ne olduğunu anlayabilirsiniz.

Şimdi gelelim asıl konumuza.

Sarımsak, çok eski çağlardan beri farklı kültürlerde kullanılan etkili bir şifa kaynağıdır. Sağlık açısından faydalarını günümüz hekimleri ve hatta modern tıp saymakla bitiremiyor.

Sarımsağı bu kadar değerli yapan içerdiği bol miktarda C vitamini ile vücudun direncini arttırması ve halk arasında ‘doğal antibiyotik’ olarak bilinmesidir. Ayrıca B6, kalsiyum, demir, bakır ve magnezyum açısından da zengindir.

Taşköprü Sarımsağı ise dünya çapında ün yapmış, diğer muadillerine göre çok daha keskin  baharatının oluşu ve uzun raf ömrü nedeniyle tercih edilir.

Pandemi süreci malum olduğu üzre 2 yıla yakın bir süredir hayatımızda. Yani Sarımsak üretimi önceki  seneye  düşmemiş bilakis artmıştır!

Geçen sene(2020) Taşköprü bölgesinde 23 bin dekar  araziye Sarısımsak ekimi yapılırken yaklaşık olarak 25 bin 300 ton   üretim gerçekleşmiştir.  Üretici fiyatı 15 ila 25 lira arasındayken market fiyatı 50 ila 80 lira arasında satışı yapılmıştır.

Bu sene ise (2021)  26 bin dekar arazide yaklaşık 30 bin ton  Sarımsak ekimi gerçekleşmiştir. Rakamlara dikkat edin lütfen!  Geçen seneye göre ekim alanı 3 bin dekar, ürün rekoltesi de 5 bin ton artmıştır.

 Peki  Töşköprü ve Germeç pazarlarındaki fiyatı ne derseniz? Maalesef 5 ila 10 lira arasındadır.

Gübre, ilaç ve işçilik maliyetleri geçen seneye göre yüzde 70 oranında artmış olmasına rağmen bu sene sarımsak fiyatları maliyeti kadardır(!) Yani 10 liradır.

Yani pandemi nedeniyle üretim daralması söz konusu değildir. Her kim bunu tartışıyorsa boşuna konuşuyor. Gerek sebze ve meyvede gerekse Sarımsak da üretim daralması söz konusu değildir.

Peki sebze ve meyvede fiyatlar artarken neden sarımsakta fiyatlar neredeyse maliyet  seviyelerine kadar gerilemiştir?

Önceki gün Kastamonu’nun en kalabalık ve en hareketli halk pazarını geziyorum.  Yukarı ova diye bilinen Kastamonu ila  Taşköprü arasındaki köylerde üretilen  çeşit çeşit sebze ve meyve üreticisinden satılıyor.

Soruyorum bir köylü kadına…

-Domates kaç para abla, 3 lira oğlum cevabını veriyor.(Markette 6 lira)  Hemen yanındaki tezgahda Kuru Soğan ve patates de var. Soğan ve  Patates de 1,5 lira cevabını veriyor.(Markette 3 lira)

-Abla bu sene çok mu ürettiniz de para etmiyor ürününüz diye sordum.

- Yok oğlum biz her sene aynı dönüm ve aynı miktarda üretim yaparız. Ama bu sene maalesef sebebini bilmiyorum ama para etmiyor.

-Biraz daha ilerliyorum, bir meyve üreticisi kendi ürettiği elma, armut, erik ve birazda  kendi yetiştirdikleri meyvelerden eşinin yaptığı pekmez satıyor.

-Elma satıcısıcına soruyorum. 

-Bu sene çokmu üretim oldu amca.

-Yok oğlum her sene neyse bu sene de o kadar.

-Peki neden ürününüz ucuz demeye kalmadı. Açtı ağzını, yumdu gözünü öfkeli amca!

- “Oğlum biz köylüler(üreticiler) kazanamıyoruz. Kazandırmıyorlar bize. Ürünümüze belli bir  zaman diliminde   satmak zorunda kaldığımız için toptancılar ucuza kapatıyor. Peşin para ile kamyonlarla  toplayıp gidiyorlar. Sonra soğuk hava depolarına koyup, piyasanın istediği  ve talebine  göre istedikleri fiyattan veriyorlar. Bu fiyat artışlarının tek sebebi toptancılardır.”

-Evet neymiş efendim, pandemi nedeniyle üretim daralması söz konusu değilmiş.  Sarımsak üreticisinin hem dekar bazında hemde rekolte bazında önceki yıla göre çok daha fazla üretildiği rakamlarla ortadadır.

Salı Pazarı’nda sebze meyve ve  tüketim maddesi satıcıları aynı zamanda üreticidir. Gidip sorabilirsiniz. Üreticide sebze ve meyve geçen yıla göre aynı fiyattan satılıyor. Ama marketlerde fiyatlar almış başını gidiyor.

Sonuç olarak üreteci zarar ediyor(Perişan), tüketicide yüksek fiyattan ihtiyacını karşılayamadığı  için zorlanıyor( Perişan)

O zaman fahiş fiyat artışının sebebini bulmak için üretici ile tüketici arasındaki toptancılara veya komisyonculara bakmak lazım değimli?

Tabi ki her fiyat artışında bir suçlu vardır. 

Daha önceden bu konuya değinmiştim. Ülkemiz insanının alım gücü artırılamadığı  ve de sağlıklı bir denetim mekanizması kurulamadığı sürece  her şey ama her şey pahalı  gelecektir.

Asıl mesele planlı üretim, sağlıklı denetim ve tabiî ki  alım gücünün artırılmasıdır.

Kalın sağlıcakla…

GÜNÜN SÖZÜ

“Dürüstlük pahalı bir mülktür; ucuz insanlarda bulunmaz.”

                                                               (Hz.Mevlana)