iletisim @ baskentpostasi.com

SEÇMENLERİN SESSİZLİĞİ                                                                                                                                

Ah dünya! Sen bu muydun dünya? İşte böyle diyordu 91 yaşındaki babam, olanca ağırlığını bana yaslayarak ayakta durmaya çalışırken. Ne anlama gelir bu figan serseniş? İnsan kanlı canlıyken ölüm duygusu hissetmiyor, sadece dile getiriyor demek ki! Ölüm hissedilmeyince hesap günü inancı da lafta kalıyor, yüreğe vurmuyor. Vursa hırslar, çatışma ve kavgalar bitmez mi? Hayat mücadelesi yolunda babamın nice gereksiz kavgalarını bilirim ben. Dost sohbetlerinde  mücadelesinin gereçesi slogan nitelikli bir de lafı vardı: En büyük suç diye sorar sorar, fikrini benimseyen bir dostuna FUKARALIK cevabını verdirirdi. Dillerden düşmez hiç fani dünya, yalan dünya sözü. Merhum Neşet Ertaş da çok yakıcı bir ezgiyle çalar söyler insanın sadece söz-müzikle bu kabulünü ya eğlence yerlerinde bu türküyle oynayan ne insanlar gördüm ben! Şair Ziya Osman Saba, bu acınası insan fıtratını Allah’ım cümlemize acı diye biten şiiriyle güzel hissettirir. Tv.lerden sunulan insan eliyle insan ziyanlığına kitlesel sessiz vicdanî tepki oylansa huzur ve barışa gidilemez mi?        

Sessizlik! Atalarımızın tünd ü mutmain diye bir nitelemesi vardır ya hani! İşte tam da onun anlam zenginliği sıfatlıdır; sert, şiddetli, haşin, önünde durulmaz ve gönlü kanmış, içi rahatlamış, tüm kuşkuları yok olmuş, emin bir kararlılık taşır sessizlik! Kuru gürültüyü çok iyi süzer. Ağaçların meyve vermek için toprağın verimini süzmesi gibi. Ağaçlar niye sessiz üretir de sunar meyvelerini? Gürültü yapsalar çekilir miydi dünya? Allah’ımın bağışı doğanın icraatlarını niye görmüyor da boş yere gürültü yapıyor siyasetçiler? Sessiz çoğunluk oy gücünü gürültüye mi, yaşayarak gördüğü dersle mi verir? Hele düşünün! Sadece kusur ve suç duyurusu içerikli ya da kendi kendinizi öven teneke nutukların hükmü ne ki? Sessiz icraat görülmez mi yani? İktidar talebi de taahhütname belgesi diye duyurulsa boşa kuru gürültü etmeden yetmez mi?

Seçmenlerin sessizliği bu anlamda işte! Tünd ü mutmain güvercin bakışını süzüp de anlayabilene ne mutlu! Anket şirketlerinin sunduğu sonuçlar yanıltıcı olabilir. Çoğunluk sessiz! Meydan ve salonlarda partilerinden sebeplenen bir avuç insanın çoğalttığı kuru kalabaklıkların şak şaklı, tezahüratlı gürültüsüne kapılan hayrete düşecek bence. 7 yıldır      7 bölgede halk algısı soruşturması yapıyorum. İnsanlar son bir yıldır şokta, konuşmuyor. Niye? İyice karıştı kafalar. Umulmaz çelişkiler, kopma-bölünme-birleşmeler, parti-fikir değiştirmeler şok yarattı yine sessiz çoğunlukta! Üst düzeyde dış bağlantılı ve içeriden çıkar ilişkili sızıntılar, anlaşmalar, danışıklı dövüşler, casusluk faaliyetleri var mı yok mu? Nereden bilebilir ki noter görevli halk? Önüne listeler konuyor, onayla deniyor. Oy temayülüyle sorgulayabileceği evlatlarını öneremiyor ki! Sessizce çözmeye çalışıyor olan bitenleri. Doğruyu seçmeye çalışıyor. Kolay değil, her gün  infial uyandırıcı olay, suçlama, fikri-fiili çatışmalarla karşı karşıya insanlar! Bakıyor, sorguluyor, düşünüyor, süzüyor:

Halkın Bizim Reis lakabı verdiği cumhurbaşkanımız, diğer partilerden farkını millete dayalı siyaset diye kayda şöyle geçmişti: Şahıs merkezli parti olmayacak, lider sultası olmayacak, bir kişinin değil kollektif aklın temsilcisi olacak! Üst kadrodaki uyum da güven veriyordu. Listeye giremeyen aday adayları da güveni hissediyordu. Davası için adayların yanındaydı hep. Külliyeye çıkış sonrası 7 Haziran 2015 seçimlerinde teşkilat temayülüne ek STK temayülü bile yapıldı.   Farklı partili bilinen vatandaşlar bile takdir etmişti uygulamayı. Bu temayüle uyulursa 400 vekil sandıkta keklik, ben    de oy vereceğim diyen muhalifler dinledim. Ancak oy torbaları halk huzurunda açılmadı, genel merkeze götürüldü.

Listeler açıklanınca da şoka giren millet, çoğunluğu kaybettirdi. Gar bombası, huzur-istikrar tehlikesi çıkardı da döndü insanları geri ama başlayan gizli çözülme ve kopmalar, kalkışma sonrası vurdu kıyıya. Saf değiştirmelerle eski dostların suçlama ve çatışmaları süregidiyor. Millete hizmetkâr olmaya geldim diyen Reis, herkese eşit mesafede kollektif akılla icraatları unuttu. Çelişkilere düşe düşe yanılma itirafları yapıyor, adam sanıp görev verdim diyor. Oysa halk temayülü ölçümüyle adam seçseydi ne liderler yetiştirmiş olurdu. Halkın sağduyusu nitelikli insanlar gönderirdi. 5 yıl daha diyor şimdi. Ya sonrası? Eski Türkiye’ye mi dönülecek? Ne acı! Daha acısı İslamın da ilkeleri istişare-adalet-liyakat unutuldu diye tepkiler arşa çıktı. Sadece itaat ilkesi yürürlükte ya o da üç ilke olmayınca yargıdan istendiğinden çekişme-çatışma körükleneduruyor. Ciddî yatırımları takdir etse de halk, geçim derdi yüzünden onları da unuttu gitti. Gelir adaletsizliği,  yüksek ve çok maaş iddialarına cevap veren yok, adalet mi bu? 5.5 alan emekliyle 50 alan vekilinin organları farklı mı? Yüksek emekli maaşı almasa geçim derdi çekecek vekil, bakan, üst düzey bürokrat kaç kişi var? Sızım sızım vicdanlar!

Musallada başkan, ağa, paşa, han demeyecekler er kişi niyetine diyecekler sözü aklımdan hiç çıkmayan, sevabı da çok Reis, babam gibi kanlı canlıyken bu dediğini hissedemediği; fukaralığı da en büyük suç gördüğü için mi nefsine yenildi de fiilen demokrasiyi kaldıran tek adam dedirteduruyor muarrızlarına? % 51’e aday olan, her kesime yakın duracak, denge adamları öne çıkacak; yasa kalitesi artacak, Meclis yürütmeyle ilgilenemeyecek, torpil engellenecek; vekiller de halkın benimsediği kişilerden listelenecek deniyordu. Oldu mu? Vekiller etkisiz kaldı sadece. Kendini listeye yazan liderine ters düşmeye cüret edebilen kaç kişi çıkar? Yeni listede yer almak için akla zarar iltifatlar yağıyor şimdi.

Milletin onay verdiği sistemin kafası, kaşı yarılıp gözü çıkarılınca  ününe sığınan liderim diye çıktı geri dönmek istiyor sözde demokrasi adına! Lakin ilçe noterleri teknik iletişimle halkın aday tercihini sunacak, listemiz öyle belirlenecek;  böyle kurulan Meclis yasası dışına çıkamaz yürütme ve gerektiğinde bağımsız yargı denetler diyen yok! İçte ve dışta kaos davetçisi hain-düşman-bukalemun çok. Seçmenlerin sesizsiliği süzümde. Bu gidişle 15 Mayıs günü şok dersler var! Hesap günü insanların başlarını çağıracağım diyen Allah’ım! Aklı ve yüreği bu ayetinle dolu olanlara idrak ve güç ver de yine kaos içinden çıkmak için mücadele vermek zorunda kalmayalım. Milletimizin bu duasına rıza göster Allah’ım!