ramercbey @ gmail.com

Batı kültürü etkisindeki az gelişmiş, ezik milletler yahut halkların taklitçiliği malûm. Onlar ne yumurtlasa (enâyiler için) hikmettir!

Hikâye ne kadar doğru bilemem. Bu kutlamaların (Batı kültür kodlarının menşei) Antik Yunan’dan beri mevcudiyetini iddia edenler bile var

Fakat resmîleştirilen hikâyeye göre, Batı Virginia’lı bir öğretmen olan Anna Jarvis isimli kadının 9 mayıs 1905'te annesi ölmüş ve bundan iki sene sonraki ölüm yıldönümünde evine çağırdığı arkadaşlarına “her yıl anneler günü adı altında bir kutlama yapalım” diye teklif etmişmiş...

Gel zaman git zaman bu tutmuş, gelenekleşme başlamış. Fakat önceleri “yahu şimdi, dayılar günü, amcalar, teyzeler günleri de icad edenler olur (ne de olsa kapitalist bir toplumuz, uyanıklarımız çoktur) endişesi ile aqîl ricâl-i devlet tarafından reddedilse de sonunda (çok yumuşak kalpli...) ABD Başkanı Woodrow Wilson, her yıl Mayıs Ayı ikinci Pazar gününü resmî “Anneler Günü” olarak ilân etmiş.

Ve gûya bu Anna Jarvis hanım, annesinin  (Kuzeyli – Güneyli Savaşı’nda bozulmuş) “içtimâî barışı sağlamak” hayâlini yaşatmak için başlattığı kutlama gününden pişmanlık duymuş, hattâ isim hakkını alarak sömürüsünü yapan birçok kişiye dâvalar açmışmış.

Tabiî ki, kazanan kapitalist sistem olmuş yine. Neredeyse tüm dünyada annelere çiçekten mücevhere (herkes bütçesine göre) türlü hediyelerin satışıyla bu ikinci Pazar, büyük, global bir pazara dönüşmüş.

İşin daha ilginci ne biliyor musunuz? Günümüzde yine tüm eziklere kutlattıkları (ayranı yok içmeye tahterevanla gider def-i hacete halklara) BABALAR GÜNÜ de ABD’li. Hattâ ne tesadüf, yine Batı Virginia’lı...

Gel de şimdi “yaşasın enâyiler” deme. Hayır ben değil kapitalizmin para babaları diyor, avuçlarını oğuşturarak hem de...

Malûmâlileri bugün Haziran Ayı’nın üçüncü Pazar’ı (eziklerin Babalar Günü). Neden Pazar? El Cevap: Kutlamalar hep kilise öncülüğünde gerçekleştiği için. Biz icad etseydik câmiler imametinde olurdu iş. :))

Analar, babalar, sevgililer günü gibi maymunluklara fevkalâde gıcık kaptığım için çocuklarım ne analarına ne bana herhangi bir kutlama hediyesi almaz, böylesi abuk günleri onlar da kutlamazlar.

Bendeniz latifeyi zekâ ürünü olarak görenlerdenim. Latife, nükte yahut mizah laubalilikten ırak olduğu müddetçe hoştur. Ne demişler “latife latif gerek” demişler. Halk kötü şakalara, seviyesiz mizaha “eşşek şakası” der hani, onun edebî söylenişi diyelim.

İnsànlar her daim çok ciddî olmak zorunda değildir. Hele günümüz hayat şartlarında... Böylesi kalbe iyi gelmez. Nihayetinde ruhunuz daraldıkça keseniz dolmuyor madem, akışına bırakın...

Evet babalar günü zırtabozluklarına, kapitalist oyunlarına gıcık olsam da latife elbette serbest.

Çocuklarım da bunu bildikleri için iki hafta önce (yatağımızın eskidiğini düşünüp) bize yatak almışlar. Latife olsun diye “babalar günü hediyesi” dediler.

Ben de onlara “intikamım acı olacak, köşemde bir babalar günü yazısı yazayım da görün” demiştim. Sözümü yerine getirdim.

Şimdi muhterem Süleyman Soylu bakanımız gibi bendeniz de gerine gerine şöyle okkalı bir “ooooohhhhh” diyeyim mi? 19.06.2022