m.tazeoglu @ gmail.com

Gelin bu makalemizde giriş, gelişme, sonuç kurallarını bir tarafa bırakıp, baştan sona durum tespiti yaparak; bir elimize iğne, diğer elimize de çuvaldız alıp şu hallerimize bir bakalım.
Okuluna geç kalan ya da okuluna gidemeyen öğrenclnln, hanımıyla kavga edip işine gidemeyen memurun ya da tatilini uzatmak isteyen çalışanın, üstüyle, amiriyle geçinemeyip aylarca işe gitmeden tayin için uğraşan bürokratın “Doktor” raporuyla zevahiri kurtardığı bir toplumda süper kalkınma ve gelişmişlik bekliyoruz…
Herkesten, tüm kurumlardan adil hizmet bekleyip nerdeyse tüm işe alımlarda; oğlumuz, kızımız, yeğenimiz ya da yakınımız için, en acısı da Hac İbadeti için bile fellik fellik “torpil” arıyor, ama sıkıştığımız her yerde “Adalet nerede?” diye feryat ediyoruz…
Kanunlara kurallara uymuyoruz ama ceza yiyince araya hatır koyup yememeye çalışıyor ya da cezayı iptal ettirmek için Elli takla atıyoruz. Utanmasak aracımızı trafik polisi çevirse, bir Milletvekili aramaya çalıyor, kendimizi ayrıcalıklı ve üstün tutmaya çalışıyoruz…
Sokağında, mahallesinde ya da köyünde kendisine bir bardak çay ısmarlatamayacak kadar hatırsız, hanımından ya da çocuğundan bir bardak su istemekten aciz bir çok ricâl-i devletimiz ya da ricâl-i siyasetimiz bile; hasbelkader geldiği makamın tüm ayrıcalığını vatandaşa tahakküm olarak kullanıyor, bindiği çakarlı-sirenli makam aracıyla, oturduğu devletin ve milletin koltuğuyla vatandaşa caka satıyor…
Bir çok kurum ve kuruluşta; işe göre adam almak yerine, adamına göre iş üretiyoruz, sonra da hantallıktan şikayet ediyoruz…
Hemen her devlet kurumumda ve her belediyede; sırf kendi ekibiyle çalışacak diye, yüzlerce yetişmiş insanı müşavir, uzman, araştırmacı sıfatıyla kızak kadrolara çekip hiç işe gitmeden maaş ödüyoruz sonra da kurumların hantallığından bürokrasiden şikayet ediyoruz…
Ve daha buna benzer örnekleri arttırabiliriz.
İĞNEYİ KENDİMİZE ASLA BATIRMADIĞIMIZ GİBİ; ÇUVALDIZI BATIRACAK ÇOK YER BULUYORUZ!
Kalın sağlıcakla.